Sadece «ad» ve «soyadı» yazılarak da «imza» atılabileceği— El yazısı ile atılacak imzanın ne şekilde olacağı konusunda -BK. mad. 14 (şimdi; TBK. mad. 15) dışında- ayrı bir hüküm bulunmadığından, kişinin kendisine özgü belirli karakterleri içeren sembolleri belirterek imza atabileceği gibi, «ad ve soyadını» yazmak suretiyle de imzasını atabileceği, bu durumda borçlunun öteden beri «ad ve soyadını yazmak suretiyle imzasını attığı» konusunda bir alışkanlığının bulunup bulunmadığının imza mahkemesince araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği—
Keşide tarihinde yapılan ve keşideci tarafından imzalanmamış olan düzeltmenin geçerli olmayacağı (Keşide tarihinin paraf edilerek değiştirilebileceği)—
«Senedin teminat olarak verilmiş olduğu» iddiasının borçlu tarafından yazılı belge ile kanıtlanabileceği—
Muacceliyete ilişkin itirazın «borca itiraz» niteliğinde olmadığı-«Takip dayanağı senetlerin muaccel olmadığı»na ilişkin icra mahkemesine yapılan başvurunun hukuki niteliğinin «borca itiraz» (İİK. 169) olmayıp «şikayet» (İİK. 168/I, 16/I) olduğu-
Senedin «lehtar» kısmında adi ortağın gösterilmesi halinde, bu senedin «bono» sayılamayacağı—
İcra mahkemesince -gerektiğinde- keşideci adresi yanında «keşide yeri»nin yazılı olup olmadığının, senetteki pulların sökülerek bilirkişi aracılığı ile araştırma yapılması gerekeceği—
Cirosunun üzeri çarpı işareti konularak çizilmiş (iptal edilmiş) olan cirantaya karşı takip yapılamayacağı—
Kambiyo senetlerinde, ilk cironun lehtar tarafından yapılmış olması gerektiği, aksi taktirde hâmilin «yetkili hâmil» sayılmayacağı—
TTK. 635/7. maddesinde (şimdi; Yeni TTK. mad. 723/(7)) öngörülen «zarar ziyan» talebinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra takibiyle istenemeyeceği—