Zayi nedeniyle iptal kararından sonra, çeki elinde bulunduran kişi tarafından borçlu hakkında icra takibi yapılmış olması halinde gerçek hak sahibinin tespiti için çeke dayalı icra takibi yapan kişiye, iptal kararını alan kişiye karşı «çekin iptaline ilişkin ilamın iptali için» dava açmak üzere süre verilmesi gerekeceği-
Şirketi temsil ve borç altına sokma yetkisi bulunmayan kişinin, imzaladığı senetlerden dolayı şahsen senet bedelinden sorumlu olacağı—
Düzenlenen bonoda «birden fazla yerin yetkili olacağı»nın kararlaştırılabileceği—
Alacaklının, borçlu ile arasındaki sözleşmede öngörülen «akdi faizi»i, yaptığı kambiyo senetlerine mahsus takipte de isteyebileceği—
Yabancı para alacağına dayalı takibe itiraz edilmesi halinde takip tarihinde Türk parasına çevrilmiş olan miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği (yabancı para üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilemeyeceği)–
İbraz müddeti içinde bankaya ibraz edilmiş olan çekte «ibraz tarihi»nin banka tarafından belirtilmemiş olması halinde ve bu çekin ibraz süresi bitmeden icra takibine konulması durumunda muhatap bankaya çekin süresi içinde ibraz edildiğinin kabul edilmesi gerekeceği—
Takip dayanağı bononun taraflar arasındaki ilişkinin teminatı olarak düzenlendiğinin saptanması halinde, senedin (alacağın) tahsil edilip edilmeyeceği yargılama gerektireceğinden, senedin «kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi içeren bono» olmaktan çıkacağı ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konu yapılamayacağı—
Tanzim tarihinin bonoda «1.700» olarak yazılı olması halinde, bunun «1.7.2000» olarak algılanması gerekeceği—
Senet bedelinin ödenmesinin koşula bağlanmış olması halinde, senedin «bono» sayılamayacağı -Bononun arkasına (ya da metnine) «hangi durumlarda (koşullarda) senet bedelinin tahsil edilebileceği»nin yazılmış olmasının, senedin «bono» niteliğini kaybetmesine neden olacağı—