Davacının hükmen edindiği bölüm belirlenmek suretiyle ve kayıt maliki davalının taşınmazla ilgili sorunları bildiği, Türk Medeni Yasasının 1023. maddesinden yararlanamayacağı gözetilerek davanın kabul edilmiş olmasının kural olarak doğru olacağı, ancak, hüküm açık olmayıp infazda tereddüte yol açacak nitelikte olduğu gibi davacı adına tesciline karar verilen bölümün 63 nolu parselden infazının mümkün olup olmadığının da araştırılmadığı, ifraz hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen gözetilmesinin zorunlu olacağı-
İcra Dairesinde gerçekleştirilen cebri ihale sonucunda mülkiyet ihale anında alıcıya intikal edeceği; bu noktada taşınmaz malikinin malik sıfatının sona ereceği ve taşınmazın eski, malikinin mülkiyetini gösteren tapu kaydı da yolsuz hale geleceğinden tapu kaydına bakarak eski malikten mülkü satın alanın mülkiyeti kazandığının kabul edilemeyeceği-
Davacı, maliki olduğu 4950 m2 yüzölçümündeki 6 no.lu parselin 2000 m2'lik bölümünü davalılardan S. ye satma konusunda bu davalı ile anlaştıklarını ve bedelin bir kısmını peşin aldığını, satışı kararlaştırılan bölümün sicil kaydının devri konusunda tapuya gidildiğinde hata ve hileye düşürülmek suretiyle taşınmazın tamamının davalı S.'ye devredildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış ve mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonunda iddianın sübut bulduğu, ikinci el konumundaki M.'nin de diğer davalı S. ile anne-kız olmaları sebebiyle Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinden yararlanamayacağı-
Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zede­lenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebileceği-
Davalılar taşınmazları tapu sicilinin aleniyet ve güvenilirlik ilkesinden değil, sicilin illetini teşkil eden geçersiz vekaletnameye dayanarak edindiklerinden edinimlerinin yolsuz tescil hükmünde olduğu-
Tapu sicilinin dayana­ğını teşkil eden işlemin idari yargı yerince iptal edilmesi ile tescil yolsuz tescil durumuna düşeceğinden mülkiyet ve geometrik durumun önceki hale dönüştürülmeyeceği-
Şartların gerçekleşmesi halinde, yolsuz tescile dayanarak ayni hak edinen kişinin kazanımının korunabileceği, burada aranacak olan şartın "iyi niyetle hak edinilmesi" olgusu olduğu-
Gerçek hak durumuna uymayan tescil yolsuz tescildir; ancak bunu bilmeyen veya bilebilecek durumda olmayan kişinin iktisabının korunacağı-
Kural olarak tapu iptali ve tescil davasının açılabilmesi için kişinin dava konusu taşın­maz üzerinde doğmuş bir hakkının bulunması gerekir; ancak davacının mülkiyet hakkı doğmamış ise de, öncelikli satın alma hakkından ötürü böyle bir davayı açması ve satışın temeli olan idari işlemin iptal edilmesi sonucu dava ko­nusu parselin önceki maliki Hazine adına tapuya tescil ettirmesinde hukuki yararının olduğu-
Belge­sizden kadastro sonucu oluşan çap kaydı nedeniyle davalının ilk el olduğu ve Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi hükmü gereğince sicile güven ilkesinden istifade edecek olan 2. el konumundaki kişi­nin yararlanacağı haktan istifade edemeyeceği-