Davacıya ölen babasından yetim aylığı bağlandığı, kurum yoklama memurlarının davacıya ait adreste yaptıkları tespit üzerine düzenledikleri rapor doğrultusunda, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle bağlanan yetim aylığının kesildiği anlaşıldığından, mahkemece yapılması gereken iş, davalı ile boşandığı eşinin fiili beraberliğinin ortaya konulması amacıyla ilgili nüfus müdürlüklerinden boşanan eşlerin adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilerek kayıtlı yerleşim yerlerinin saptanması, bu yerler yönünden yeniden, geniş kapsamlı ve dava konusu döneme ilişkin olarak emniyet müdürlüğü/jandarma komutanlığı araştırmasının yapılması, görev yapan anılan mahalle/köy muhtar ve azalarının tümünün tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulması, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğinin saptanması, seçmen bilgi kayıtları getirtilmesi, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adreslerin dikkate alınması, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğini ortaya konularak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelip, böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık konusu 5510 sayılı Kanunun 56/2.maddesine dayalı olarak Kurumca açılan ve yersiz ödenen aylıkların geri alınmasına ilişkin davalar ile hak sahibi tarafından açılan Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması talebine ilişkin davalarda özellikle, boşanılan eşle kurulan ilişkinin “fiili olarak birlikte yaşama olgusu” kapsamında yer alıp almadığı, ilişkinin niteliği ve başlangıç tarihi açıkça ortaya konulması gerekeceği-
Bononun rakamla bedel hanesinde ''900 TL'' yazılı iken, yazı ile bedel hanesinde ''dokuz yüz bin lira'' yazması sonucu rakamla yazılı bedel hanesi ile yazı ile yazılı bedel hanesi arasında farklılık oluşması halinde, yazı ile yazılan bölümün bononun bedeli olarak kabulü gerekeceği-
Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisince alacağın davalı şirketlerden talep edilebilmesi için, taraflar arasındaki organik bağ var olması yeterli olmayıp ayrıca bu tüzel kişiler arasında alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla kötüniyetli işlemler yapıldığının da somut verilere dayalı olarak tespit edilmesi gerektiği-
Yapılan vekalet sözleşmesinin geçerli olması ve vekili bağlayabilmesi için, sözleşmeyi yapan şahsın iyiniyetli olması gerekeceği-
Yapılan vekalet sözleşmesinin geçerli olması ve vekili bağlayabilmesi için, sözleşme yapan şahsın iyiniyetli olması gerekeceği-
Toplanan delillerin tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi ile davalılar arasında organik bağ bulunduğu ve bu sebeple dava konusu işçilik alacaklarından davalı AŞ.'nin de sorumlu tutulması gerektiği-
Taşınmazı kullanma biçimi paydaşlar arasında yapılan bir anlaşma ile belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş ise, ahde vefa ve iyi niyet kuralları gereği fiilen bağımsız olan bu oluşumun, tapuda yapılacak resmi taksime veya şuyun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılıncaya kadar korunması gerekeceği-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin davada, işin bitirilme durumuna geldiğinin anlaşılması halinde, özellikle tesbit edilip hüküm altına alınan eksik işler bedeli nazara alındığında artık bu aşamada sözleşmenin feshinin talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacağı-