Sicile güven ilkesi gereğince sicilinde haciz şerhi bulunmayan –fakat, borçlu iken fiilen haczedilip, borçluya yediemin olarak bırakılmış olan– aracı, borçludan –noterde yapılan resmi senetle– satın alan üçüncü kişinin, «iyiniyetli» sayılacağı ve aracın mülkiyetini kazanacağı–
Kaydında haciz şerhi bulunan aracı borçludan satın alan üçüncü kişinin –İİY. 86/II uyarınca– iyiniyet iddiasında bulunamayacağı– (Gerekli dikkat ve özeni göstermeden kaydında haciz şerhi bulunan trafik siciline kayıtlı aracı, –noterde yapılan sözleşme ile– satın alan üçüncü kişinin, iyiniyet iddiasında bulunamıyacağı (ve haczin kaldırılmasını isteyemeyeceği)–
Borçlu tarafından, eşinin vekiline yapılan satışta, vekilin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı–
Bankaların -kredi sözleşmelerinde yer alan özel hükümler nedeniyle- kredi faiz oranlarını günün koşullarını dikkate alarak tek taraflı olarak belirleme (değiştirme) yetkisine sahip olmalarının BK’nun 19 ve 20. (şimdi; TBK.'nun 26 ve 27.) maddelerine aykırılık teşkil etmediği ancak bir «güven kurumu» olduklarından, bu yetkilerini MK’nun 2. maddesi çerçevesinde «dürüstlük kuralları»na göre kullanmaları gerekeceği–
Vekil ile sözleşme yapan kişinin Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığjnı bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşmenin geçerli olacağı ve vekil edeni bağlayacağı- Üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötüniyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesinin gerekeceği-