Senet hâmili ile senet lehdarının aynı holdinge bağlı şirket olmalarının, hâmilin kötüniyetli sayılmasına yeterli olmadığı–
Satılan taşınmazın mülkiyetinin ihale ile -tescilden önce-alıcıya geçeceği—
MK.’nun -değişiklikten önceki- 639/II’ye dayalı davalarda, taşınmazı iktisap edecek olan zilyedin iyiniyetli olmasının gerekli olmadığı-
Ticari işletme sahibinin, ticari işletme rehnine konu olan şeyleri ancak alacaklının onayı ile başkalarına devredilebileceği, aksi takdirde alıcının iyiniyetli olması halinde dahi, alıcının malik olamayacağı–
Borçlu tarafından bacanağına yapılan satış işleminin yakın akrabalık nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekeceği–
Borçludan taşınmazı satın alan üçüncü kişi ile bunun taşınmazı devir ettiği kişinin aynı şirkete ortak bulunmaları halinde, davalılar arasında "organik bağ"ın varlığının -ve dolayısı ile muvazaanın- kabulü gerekeceği–
Borçlunun, işyerini ortağına devretmesi halinde, işyerini devir alan üçüncü kişinin, borçlunun, alacaklıları zarara sokmak kasdıyla hareket etmiş olduğunu bilmediğini ileri süremeyeceği–
Aynı köy halkından olan bir kişinin dava konusu taşınmaz hakkında dava açıldığını ve taşınmazın durumunun bilebilecek konumda (MK. 3) farzedilmesi gerekeceği-
Borçlunun işyerindeki malları –ikinci derecedeki hısmı durumunda olan– kardeşine devretmesinin İİY. 280/I ve II gereğince hükümsüz ve devralan kardeşin kötüniyetli sayılması gerektiği–
MK. 1023’daki “iyiniyet karinesi”nin aksinin bunu ileri süren tara-fından isbat edilebileceği (isbat yükünün iyiniyet karinesinin aksini ileri sürene düştüğü)-