1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesi gereğince belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren on beş gün süre ile devam edeceğinden borçlu vekilinin ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra istifa etmesinin takibin kesinleşmesine bir etkisinin bulunmadığı-
Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi gereğince “muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği” bu maddelerde öngörülen şekilde tevsik edilmeden (belgelendirilmeden), yapılan tebligat işleminin geçerli sayılmayacağı-
Dosya içinde mevcut tebligat evrakı fotokopisinde komşu ismi yazılı ise de, bunun sonradan ilave edildiği; tebligat evrakı aslında da beyanı alındığı belirtilen komşunun ismi yazılı olmadığından bu hali ile tebligat işleminin Tebligat Tüzüğünün 28.maddesine uygun yapılmadığı-
Borçlunun kendisine gönderilen haciz ihbarı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurmasının şikayet niteliğinde olduğu, şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılmasının zorunlu olduğu-
Borçluya gönderilen örnek 7 ödeme emri tebligatı, 14.01.2010 tarihinde, muhatap adreste bulunmadığından 7201 Sayılı Kanun'un 21. maddesine istinaden mahalle muhtarına teslim edilmiş, ayrıca yukarıda yazılı Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi uygulanmak suretiyle muhatabın tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği hususu Tüzüğün anılan maddesinde sayılan komşusundan sorulup saptanmış ve bu durum tebligat parçasına yazılıp usulen tevsik edilmiş olmakla yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun olduğu-
7201 Sayılı Yasa'nın 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı usulsüz tebliğden haberdar olmuş ise, muttali olduğunu beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılacağı-
Tebliğ memuru, muhatabın adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, adreste bulunmama sebebini ve tevziat saatlerinden sonra geleceğini Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde sayılan kişilerden sorarak tespit edip, beyan ve imza almadan veya imzadan çekinme durumunu belirlemeden tebliğ işlemlerini tamamlamış olduğundan tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi gereğince, dosyada menfat çatışması bulunan diğer borçlu eşine yapılan tebliğatın usulsüz olacağı-
Ticaret sicili kaydına göre borçlu şirketin temsilcisi (yetkilisi) araştırılmadan, doğrudan şirket işçisine yapılan tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine uygun olmayacağı-
Aynı konutta oturan kişiye tebligat yapılabilmesi için, kendisine tebliğ yapılacak şahsın adresinde bulunmaması şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin, tebligat adresine gidilmeden anlaşılamayacağı-