Alacak miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp bu raporun ilk rapordan farklı olması halinde aynı şekilde çelişkiyi giderilecek şekilde 3. bilirkişi heyetinden rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekeceği- İtirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince alacağın likid ve borçlunun itirazında haksız olması gerekeceği, eldeki davada alınan teknik bilirkişi raporuna mahkemece itibar edilmemiş olsa dahi borçlunun itirazında haklı olduğu belirtilip iş bedeli hesaplanmamış olduğu gibi mahkemece kabul edilen alacağın varlığı ile miktarı konusunda uzman olmayan mali müşavir bilirkişi raporu ile ve yargılama sonucu belirlendiğinden alacağın likid olmadığı, bu halde davacının koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalının takas-mahsup defi nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı-
Dava konusu çekin keşidecisi davalı, lehtarı da davacı olduğundan davacının ancak temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabileceği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/12374 E., 2017/6660 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamayacağı, davacı taraf sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanıp temel ilişkiye dayanmadığından mahkemenin davanın reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı-
Bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, davalı tasfiye memurunun şirket defterlerinde davacıya nakit olarak ödendiği gösterilen kayıtla ilgili bir belge sunamadığı, davacı tarafından faturaya dayalı mal satışı yapılarak parasının tahsil edildiğine ilişkin kayda rağmen bu satışın davacı tarafından yapılmadığı; olayda uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Kanun'un 224 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince tasfiye memurunun kusursuz olduğunu ispat etmedikçe zarardan sorumlu tutulacağının düzenlendiği, davalının, dava dışı şirkette tasfiye memuru olarak görev yaptığı dönemde şirketin muhasebe kayıtlarında usulsüz işlemler yapmak suretiyle davacı şirket ortağını borçlandırdığı, davalının bu işlemlerinde kusursuz olduğuna ilişkin herhangi bir belge ve delil sunamadığı; her ne kadar bilirkişi raporunda “dava dışı şirkete ait defter kayıtlarında davacının, hesabına borç kaydedilen toplam 3 adet işlem kaydını baz alarak icra takibi yapmış olduğu, oysa ki davacıya alacak kaydedilen bir çok işlemin de bulunduğu” belirtilmiş ise de davacıya alacak kaydedilen işlemlerle ilgili bir zarar varsa bu zararın ayrı bir davanın konusu olabileceği-
İtirazın iptali davasında, limited şirketin ortağı olan kişiye, şirket ortaklarının şirketin özel hukuk borçlarından şahsen sorumlu olmadığından husumet yöneltilemeyeceği-
Uyuşmazlık, cari hesap alacağına dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, bakiye bono bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Davacının yaptığı iş nedeniyle alacak miktarının belirlendiği, yapılan işte eksik ve ayıp bulunduğu iddialarının davalı yanca ispatlanamadığı ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasaya uygun olduğu-
Uyuşmazlık, 7256 sayılı Kanun kapsamında konusuz kalan davada vekalet ücreti verilip verilmeyeceğine ilişkindir...
Takibe konu çeklerin bankaya ibraz süresi geçtikten sonra ibraz edildiği ve zamanaşımına uğradıktan sonra ilamsız icra takibine konu edildiği, zamanaşımına uğramış çekin kambiyo vasfını yitirdiği, zamanaşımına uğramış çeklerin adi senet niteliği taşımadığı, davacının takip konusu çeklerin yazılı delil başlangıcı sayılacağına ilişkin iddiası bulunsa bile çeklerin asıl borç ilişkisine dayanak yapıldığına dair iddiası veya dosyaya sunmuş olduğu bir delili bulunmadığı, süresinde ibraz edilmeksizin zamanaşımına uğrayan bu çeklerin tek başına ilamsız icra takibine konu edilemeyeceği-
