Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
İlk Derece Mahkemesince ............ tarihli ön inceleme duruşmasında davacıya bu yönde bir kesin süre verilmediği gibi "tarafların dava ve cevap dilekçelerinde belirttikleri delillerle sınırlı olmak üzere tarafların getirtilecek delillerin ilgili yerlerden celbine," dair ara kararın tesis edildiği, davacının banka defter ve kayıtlarına dayanmasına rağmen dava konusu kredi ve kefalet sözleşmesi ile ilgili tüm kayıtlar bankadan getirtilmediği, bilirkişi incelemesi esnasında da bilirkişilerce banka kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmadığı, davacıya delillerini sunması için usulüne uygun bir kesin süre verilmemesi, dava dilekçesinde de açıkça banka defter ve kayıtlarına dayandığı halde bu delillerin toplanmaması nazara alındığında temyiz dilekçesine ekinde sunulan eş muvafakatlerinin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesini teminen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Dava, acentelik sözleşmelerinin feshi üzerine davacının, söz konusu sözleşmeler gereğince araç ve demirbaş bedeli olarak ödediği paranın iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir...
Dava, 01.02.2015 tarihli davalı şirket müdürler kurulu kararında yer alan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Davacı ve davalı şirketler arasında 15 yıl süreli kira sözleşmesi devam etmekteyken, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan sonraki kira sözleşmesinde davacı ile davalı şirket arasındaki kira sözleşmesinin ..2017 tarihine kadar yürürlükte kalacağının düzenlendiği, ...2018 tarihli davalı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan bayilik anlaşması doğrultusunda davacı şirket, davalı şirket ve dava dışı şirket arasında imzalanan protokolde, tarafları arasındaki dikey ilişkinin ...2018 tarihi itibariyle kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırıldığı, kiralananın dava dışı şirketin tasarrufunda olduğu, davalının takip konusu kira borcundan sorumlu tutulamayacağı, ancak davacının takibi başlatmakta kötü niyetli olmadığı-
Mahkemece, kooperatifler konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti seçilerek, özel kişilerden borç para alınmasına icazet verildiği anlamına gelecek bir işlem bulunup bulunmadığının genel kurul kararları da değerlendirilerek belirlenmesi, uyuşmazlık konusu borcun verildiği iddia edilen tarihlerdeki kooperatifin mali yapısının incelenmesi, borç para verildiği tarihler ayrı ayrı dikkate alınarak davalı kooperatifin borç almasına gerek olup olmadığının, kooperatif banka hesabında para bulunup bulunmadığının, kooperatif inşaatlarının hangi finansman kaynağıyla yapıldığı da göz önüne alınarak saptanması, dahili davalı ................. tarafından kooperatif yerine ödeme yapıldığı belirtilen kalemlerin kooperatifle ilgili olup olmadığının da tespit edilmesi ve önceki kök ve ek rapora itirazları da denetime elverişli şekilde karşılanmalı ve böylece itirazların ret ve kabul sebeplerinin gösterilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı-
Taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan hukuki ilişkinin kira sözleşmesinden değil, hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Mahkemece; enerji tesisi kurulması amacıyla davacı tarafından bulunup davalı tarafından satın alınan ve davacı hak edişinden satış bedellerinin mahsubu yoluna gidilen arazilerin davacının iddiasında belirttiği gibi yüksek bedel gösterilerek davacının zararına hareket edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekeceği, bu amaçla, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icrası yoluna gidilerek, taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerleri tespit edilip, tapu kayıtlarındaki satış bedelleri ile rayiç değerler arasında davacı iddialarını destekler şekilde fahiş fark bulunup bulunmadığı tartışılarak oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-