Daha önce davalının temyiz etmemesi suretiyle icra inkar tazminatı ve alacak miktarı yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmadan, mahkemece verilen temyize konu ............... tarihli kararda davanın kısmen kabulü ile ..................... İcra Müdürlüğü'nün ................ Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 1.031,97 TL'lik kısmının iptali ile, takibin 1.031,97-TL itibariyle devamına, icra inkar tazminatının reddine karar verilerek bu ilkeye aykırılık teşkil edecek şekilde davacı kurum aleyhine daha az bedelle hüküm kurulmasının ve icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadğı-
Borçlunun ödeme emrine itirazında zamanaşımı def’ini ileri sürmesi üzerine, davacı zamanaşımı def’inin yerinde olmadığını ileri sürerek eldeki itirazın iptali davasını açtığından, davalı-borçlu bu def’iyi dava sırasında tekrar ileri sürmese bile mahkemece zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı konusu üzerinde durulması gerektiği- TMSF'nin her türlü alacağının fon alacağı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı- Bir alacağın 20 yıllık zamanaşımına tabi fon alacağı olarak nitelendirilebilmesi için bu alacağın 5411 sayılı Kanun'dan kaynaklı bir alacak olması gerektiği, banka kaynaklarının sömürülmesi (m. 108/4), bir bankanın fona devredilen alacaklarının devir alınması (m. 107 md) gibi hallerden doğan alacakların fon alacağı niteliğinde olduğu, bu nitelikte bir alacak bulunmadığından somut olayda 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmayacağı-
Dava konusu alacak likit (belirlenebilir) olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği-
Davalı tarafından azlin haklılığına dair bir belge sunulamadığı, cevap dilekçesinde azlin davacının ihtarı ile vekalet ücreti alacaklarını istemesine dayandırıldığı azil işleminin haksız olduğu, sözleşmenin sözleşmeye taraf olmaması sebebiyle davalı yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı,...tarihli rapordaki Avukatlık Kanun'un 164/4 üncü maddesine göre yapılan hesaplama esas alınarak bozma ilamında dava dilekçesi ekinde yer almadığı halde hesaplamaya konu olduğu belirtilen dosyalar yönünden yapılan hesaplamalar toplam bedelden mahsup edildiğinde (94.821,35-1.500,00-1.500,00) asıl dosya kapsamında davacı tarafça talep edilmesi mümkün vekalet ücreti alacağının 91.821,35 TL olacağı, asıl davada davacının talebiyle bağlı kalındığı, azlin haklı olup olmadığının tespiti ve yine vekalet ücreti miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden alacak miktarı likit olmadığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin, takip talebinde belirtilen koşullar üzerinden devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, birleşen dosya yönünden, davanın kısmen kabulüne, 52.693,39 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verildiği- Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle hükme esas alınan... tarihli raporda davalının dosya kapsamındaki avukatlık sözleşmesi ile bağlı olmadığının tespiti ihtimaline göre de Avukatlık kanunun 164/4 uyarınca hesaplama yapıldığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporda incelenen 23 dosyadan 2 dosya açısından borcun Mahkemece hesaplamadan düşüldüğü, dilekçe ekinde belirtilen 19 dosya açısından vekalet ücreti hesaplaması yapıldığı-
Davanın, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden cari hesap ekstresine alacağın tahsili için yapılan yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu-
Davacı avukatın tutuklu olduğu dönemde başka bir avukat tayin edilmesinin olağan olduğu- İstifa tarihi itibariyle davacı avukat tarafından takip edilen henüz kesinleşmiş işler olmadığından davacının ücret alacağının bulunmadığı-
Uyuşmazlığın, geçerli taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle satış bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan takipten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu-
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir...
Uyuşmazlığın alacağın kaynağı olan hizmetin davalıya verilip verilmediği ve mükerrer talepte bulunulup bulunmadığı noktasında toplandığı, davalının hazır beton üretimi yaptığı tesisinde üretim dışında insan ihtiyaçları, çevre temizliği ve araç yıkamaları için kullandığı tanker suyu için ilgili yönetmelik maddesine göre abonelik yapmak zorunda olduğu ve kaçak su kullanımı halinde bedelin tahsili cihetine gidileceğinin düzenlendiği, düzenlenen fatura incelendiğinde ise normal tüketime ek olarak kaçak kullanımları içerdiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına, bu bedele takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ve davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verildiği-
Uyuşmazlık, gizliliğin ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir...
