Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğacağı- Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgunun mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmekte olduğu- Bundan başka, Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlarının kesinleşeceği- Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremeyeceği- Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturacağı-
Uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu-
Taraflar arasında imzalanmasa da sözlü olarak mutabık kalınan protokolün mahkemece hüküm verilirken göz önünde bulundurulması gerektiğini ileri sürerek hüküm temyiz edilen dosyada, davalı yanca taraflarca bu mutabakata varıldığının ispat edilemediği anlaşıldığından temyiz sebebinin yerinde görülmediği-
Uyuşmazlık, alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir...
Dosyaya sunulan sipariş fişlerinin davalı belediye personeli tarafından imzalandığının sabit olduğu, kantar fişlerinin sahteliği iddiasının kanıtlanamadığı, mahkemece yapılan keşifte faturalara konu kum ve mıcırın kullanıldığı ve yapılan işin de fatura bedeli ile uyumlu olduğu-
Dosyada alınan bilirkişi raporunda her ne kadar tahrifata ilişkin rapor alınmamış ise de savcılık dosyasında alınan uzmanlık raporunda belgede silinti ve kazıntı yoluyla tahrifat yapıldığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığının belirtildiği, söz konusu belgeye göre ödeme alındığının aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı-
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin resen gözetildiği-
Davalı tarafından davacı adına düzenlenen beş adet çekin verildiği tarihte davalı şirketin dava dışı sigortalı çalışanının bu tarihten kısa bir süre önce davacı şirket çalışanı olduğu- Çeklerin teslim tarihinden sonra da davacı şirkette pay satın almak suretiyle ortak olduğu ve şirket yetkili müdürü olduğu, yine çeklerle aynı dönemde dava dışı çaılşa elden yapılan ödemeleri davacı şirketin kabul ettiği ve yapılan bu ödemeleri davacı şirketin ticari defterlerine işlediği anlaşıldığından davanın reddi gerektiği-
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı itirazın iptali davasında dava konusu alacağın davalı tarafça ticari defterlerinde cari hesaba kaydedilerek, bakiyelerin açık bırakıldığı, açık hesap-veresiye şeklinde kayıtlı oldukları, bu nedenle dava konusu alacağın ödenmediğinin davalı taraf ticari defter kayıtlarında ikrar edilmiş sayılacağı ve bedellerinin ödenmemiş olduğunun kabulü gerektiği-
Dava dışı şirkete temlik edilen alacağa ilişkin temliknamenin, davacı için düzenlenen temliknameden daha önce idareye bildirildiği dikkate alınarak öncelik sırası ve dava dışı şirkete temlik edilen miktar dikkate alındığında davacının talepte bulunduğu 5 ve 6 numaralı hakedişlerde yüklenicinin hak kazandığı bütün bedellerin dava dışı şirkete ödenmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının davaya dayanak temlikname nedeniyle alacak talebinde bulunamayacağı-