Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin (d) bendi uyarınca tescilli araçların noter dışındaki satış ve devirleri geçersiz olup davacının sözleşmeye konu aracın mülkiyetini kazanamadığından davalıdan kira bedeli talep edemeyeceği, bu itibarla, mahkemece, davacının, davalıdan sadece geçersiz harici araç satım sözleşmesi kapsamında ödediğini ispat ettiği 23.000,00 TL'yi talep edebileceği, aynı sözleşmeyle kararlaştırılan kira bedelini ise talep edemeyeceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak kira bedeli bakımından da itirazın iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı-
Eldeki davanın, satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı cevap dilekçesinde; "fatura borcunun davacı şirketin gösterdiği şirket yetkilisinin hesabına ödenmiş olduğunu " iddia ettiği, davacı "davalı tarafından sunulan ödeme belgelerinde ki ödemelerin takibe konu faturanın düzenlenmesinden önceki tarihlere ait olduğunu, bu ödemelerin geçmiş cari borcuna ilişkin olduğunu" beyan ettiği, bu beyanlar ışığında davalı tarafın takibe konu fatura borcunu ödediğini ispat külfeti altında olduğu, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olması, davalı tarafından "yapılan ödemelerin 15.05.2019, 28.05.2019 tarihli olmalarına karşılık takibe konu faturanın ödeme tarihinden sonra 12.07.2019 tarihli olduğu, davalının ödemelerinin avans mahiyetinde olduğu" yönünde dosyaya yazılı delil sunmadığı ve "yemin deliline dayanmayacağını" beyan etmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulü yönündeki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu-
Bankalardan gönderilen yazı ekinde CD içinde gönderilen kredi kartlarına ait bilgilerin incelendiği, davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle sunulan kredi kartı ekstrelerinin dosyada mevcut ve daha önceki raporlarda incelenen belgeler olduğu, hazırlanan kök ve ek rapor doğrultusunda, davalı şirket yetkililerince kredi kartıyla davacıya yapılan ödemelerin; davalının davacı tarafa borcuna karşılık olarak yapılıp yapılmadığının kredi kartı ekstreleri incelemesinden anlaşılamadığı, yapılan kredi kartı ödemelerinin icra takibi yapılan çek bedellerine ilişkin olmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın ... TL asıl alacak bakımından iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği-
Davanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu-
.................... Tapu müdürlüğünce düzenlenen resmi satış senedinde, davacının devrettiği taşınmaz hisse karşılığı olarak 770.000,00 TL satış bedelinin de davacıya ödediğinin belirtildiği, bu senedin gerek taraflar gerekse resmi memur tarafından imzalanarak onaylandığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 189/3, 200, 201, 203 üncü maddelerinde belirtilen ispat kuralları gereği, davacı tarafın resmi nitelikteki resmi satış senedinin aksine, satış bedelinin kendilerine ödenmediği iddiasın yine kesin delille ispat etmesi gerektiği, bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafça kesin bir delil bildirmediği, tanık dinletilmesine davalı tarafça muvafakat gösterilmediği ve dava dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanılmadığı gerekçesi ile ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Daha önce başlatılan takiplerin düştüğü, derdestlik bulunmadığı, dava konusu icra takibinin tahsilde tekerrür olmamak üzere başlatıldığı, davacının 11.12.2015 tarihi itibariyle toplam 754.714,27 TL alacaklı olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 887 nci maddesi uyarınca, borçlu şirket ve ipotek veren üçüncü kişi, borçtan şahsen sorumlu olmayan O. E.' ye ihtarname tebliğ zorunluluğunun yerine getirildiği, davalıların ipotek tutarı olan 400.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılar (G) Şti., O. Cumhur E., A. E., G. E.'in Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2015/........ sayılı takibine yaptıkları itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si olan 80.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine "dair verilen" kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
İş sahibinin sistemi demonte hale getirmesinin sisteme müdahale etmek olduğu ve bu durumda kusurlu bulunmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilirkişilerce belirlenen hurda bedelinin hesaba katılmasının yerinde olduğu-
Davacının 17.12.2012 tarihinde kooperatif üyelik kaydının yapılmasına ve en geç 2017 yılında kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibi üzerine açılan itirazın iptali davasında, kooperatif üyelik kaydının yapılmış olduğunu öğrenmiş olmasına göre, aldatma hukuksal nedenine dayalı olarak, kooperatif üyelik devrine ilişkin sözleşmenin iptali istemiyle 26.01.2021 tarihinde açılan işbu davada, TBK’nın 39 uncu maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre her halükarda geçtiğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı-
Davalı vekilince temyiz karar harcı, temyiz yoluna başvuru harcı ile temyiz posta masrafı tebliğ giderlerini yatırmadığı, belirtilen harç ve gider eksikliklerinin tamamlanması için dairemizce 16.01.2023 tarihinde muhtıra çıkartıldığı, muhtıranın davalı vekiline 22.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi delaletiyle 344 uncu maddesine göre bir haftalık kesin süre içerisinde harç ve posta masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davanın, ödenmemiş kredi kartı borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu-