İhtiyati hacze itiraz üzerine temyiz edilen kararın Yargıtay tarafından öncelikle inceleneceği ve verilen kararın kesin olduğu-
İhtiyati haczin dayanağı belgenin genel kredi sözleşmesi olup, bu sözleşmeye istinaden verilmiş olan ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu, borçlunun itiraz nedenlerinin İİK.'nun 265. maddesinde sayılan itiraz nedenleri arasında yer almadığı-
"İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekilinin talebinin kabulüne" ilişkin kararın temyizi üzerine, Yargıtayca tesis edilen bozma kararının kesin olduğu ve bu karara karşı karar düzeltme yolunun bulunmadığı-
İcra ve İflas Kanunu'nun 265/1. maddesi gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği bu nedenle, borçlunun itirazı olmadan mahkemenin kendiliğinden yetkili olup olmadığını incelemesinin doğru olmadığı-
TBK'nın 586. maddesine göre, genel kredi sözleşmesi için verilen ipoteğin asıl borçlu şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefilin bankaya olan borçlarından dolayı verildiği, diğer müşterek borçlu müteselsil kefillerin kefalet borcu için tesis edilmediği bu nedenle, mahkemece, borçlular hakkındaki ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
6098 sayılı TBK'nın 586/2. maddesinde belirtilen rehnin gayrimenkul ipoteği niteliğinde olmayıp taşınır veya alacak rehni niteliğinde bulunması hususları gözetildiğinde usul ve yasaya uygun nitelikteki ihtiyati haciz kararına itirazın İİK'nın 265. maddesi hükmü uyarınca reddi gerekirken ihtiyati haciz kararının kaldırılması doğru olmadığı-
İhtiyati hacze itiraz nedenlerinin İİK'nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayıldığı, hacze itiraz eden borçlu vekilinin itirazında ileri sürmüş olduğu hususların belirtilen madde kapsamına girmediği-
Uyuşmazlık genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, banka genel kredi sözleşmeleri dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 4.(6102 sayılı TTK'nın 4.maddesi) uyarınca ticari işler kapsamında olacağından, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120.maddeleri hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı-
Kefalette eşin rızasına ilişkin hükümlerin TBK. mad. 603 uyarınca (ihtiyati hacze konu çek üzerindeki) “aval”de de uygulanması gerektiği-
"Çekteki imzanın sahteliği ve ilk cirantanın adında harf hatasının bulunduğu" yönündeki itirazların ancak açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülebileceği, kıymetli evrakın iptali davasında verilen "ödemeden men yasağı"nın, çekin kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırmadığı, ihtiyati hacze engel olmadığı-