İcra müdürlüğünce yapılacak olan kapak hesabında itirazın iptaline ilişkin davada kesinleşen faiz oranının uygulanması gerektiği-
Takip talebinde ve ödeme emrinde faizin işlemeye başladığı gün ve oranının gösterilmediğini ileri sürerek icra takibinin ve ödeme emrinin iptalini istemiyle yapılan başvurunun "şikayet" niteliğinde olduğu-
Faiz oranı ile başlangıç tarihinin takip talebinde gösterilmediği yönündeki istemin, şikayet niteliğinde olduğu, mahkemece, taraflar gelmeseler bile inceleme yapılıp bu yöndeki şikayetin sonuçlandırılması gerekirken (İİK. mad. 18/3), şikayetçi borçlu vekilinin duruşmaya gelmemesi sebebiyle -HMK. mad. 150 uyarınca- dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Adi ortaklık hakkında yapılan takibin ve çıkarılan ödeme emrinin geçerliliğinin bulunmadığı-
Adi ortaklık adına yapılan başvurunun, tüzel kişiliği olmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekeceği-
Tüzel kişiliği olmayan "parti il başkanlığı"nın takipte borçlu olarak gösterilmesi mümkün değilse de, takibe dayanak belgelerin anılan il başkanlığı adına düzenlendiği ve kat mülkiyetine konu taşınmazın borçlu il başkanlığı tarafından kullanıldığı gözönüne alındığında borçlu tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından (HMK. mad. 124/4), mahkemece takibin "Parti Genel Başkanlığı"na yöneltilmesi için alacaklıya kesin süre verilmesi (HMK. mad. 115/2) ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekeceği-
Takip tarihinden sonrasına değişen oranlarda faiz uygulanabilmesi için, talep edilen faiz oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerektiği- Takip talebinde istenen işleyecek % 60 faiz oranının, yasal ya da ticari temerrüt faiz oranına denk gelmediği anlaşıldığından, takip tarihinden sonraki dönem için işlemiş faizin belirlenmesinde, değişen oranlarda avans faiz oranlarına göre hesaplama yapılması mümkün olmayıp; kesinleşen % 60 faiz oranının esas alınması gerektiği-
Ödeme emri ile birlikte takip dayanağı senet suretinin gönderilmediği şikayetine ilişkin davada, borçlu adına gönderilen ödeme emri tebligatının muhatabın adreste tanınmadığı gerekçesiyle tebliğ edilmeksizin iade edildiği, borçluya yapılmış bir tebliğ olmadığından, İİK'nun 58/3. maddesine dayanan ödeme emri ile birlikte takip dayanağı senet suretinin gönderilmediğine ilişkin şikayetin talep tarihi itibariyle konusu olmadığı-
Akıl hastalığı yahut akıl zayıflığı gibi sebeplerden biri ile makul surette hareket etmek iktidarından mahrum bulunanların, başka bir deyimle tam ehliyetsiz olanların yaptıkları hukuki işlemlerin kanuni mümessilleri tarafından onaylanmadıkça geçersiz olduğu, fiil ehliyeti, icra hukukunda takip ehliyeti şeklinde kendini gösterdiğinden, mahkemece, dosyaya sunulan raporlar ile tüm tedavi ve hasta takip evrakları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığına veya tam teşekküllü bir devlet hastanesine gönderilerek, takip dayanağı kredi sözleşmesi tarihi itibariyle borçlunun takip ehliyeti bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekeceği-
İlama göre alacaklının ilama konu taşınmazı takipten önce başkasına devrettiği durumda taşınmaz üzerinde tasarruf hakkı kalmadığından başlatılan takibin iptali gerektiği-