Takip borçlusu olan köyün 5216 sayılı Kanun kapsamında yapılan protokolle idarenin hizmet alanına dahil edildiği görüldüğünden, takibe konu faturada belirtilen mal bedeli alacağının nereden kaynaklandığı tespit edilerek Köyden talep edilen bu fatura borcunun hangi kuruma ve ne miktarda devredildiğinin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararıyla tespiti gerektiği-
6360 s. Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan borçlu belediyenin elektrik borcunun hangi tür elektrik kullanımından kaynaklandığı tespit edildikten sonra, borcunun hangi kuruma ve ne miktarda devredildiğinin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararıyla tespiti gerektiği-
Alacaklı tarafından Üniversite Rektörlüğü yerine, tüzel kişiliği olmayan Üniversite Döner Sermaye İşletmesi hakkında takip yapılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olup, dürüstlük kuralına da aykırı olmadığından, alacaklının taraf değişikliği (HMK. mad. 124/3-4) yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltmesinin mümkün olduğu-
İlamsız takip bir belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneğinin ödeme emriyle birlikte borçluya tebliğ edilmesi gerektiği-
Hakkında takip açılmamış olan şirketin icra tehdidi altında takip konusu borcu ödediğinden söz edilemeyeceği- İcra takibinde borçlu sıfatı bulunmadığından, takip konusu alacağı ödemek ve takip alacağını temlik almakla alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesinden de bahsedilemeyeceği- Alacaklı bankadan, takibe konu alacağı temlik alan ve ipotek sorumluluğu bulunmayan A.Ş.nin temlik alacaklısı sıfatıyla takibe devam etmesinde yasaya aykırılık olmayacağı-
Mahkemece, takip günü saat farkıyla yapılan ödemenin takipten önce yapılan ödeme olarak kabul edilemeyeceği ve alacaklının takipte haklı olduğu gözetilerek, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen tutar üzerinden borçlunun icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağı-
634 sayılı Kat Malikleri Kanunu'nun 20/2 maddesi gereğince ödenmeyen ortak gider borcu için alacaklı aylık %5 gecikme tazminatı talep edebilir ise de, takip talepnamesinde alacaklı  takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinde bulunduğu ve ayrıca takipten sonraki dönem için de aylık %5  faiz talep ettiği, bu durumda, faiz alacağının 3095 sayılı yasaya göre hesaplanması gerekeceği-Mahkemece faize itirazın kaldırılması isteminin bu doğrultuda  bilirkişiden ek rapor alınarak değerlendirilmesi gerekirken alacaklının gecikme tazminatı talebi olmadığı halde hatalı olarak gecikme tazminatı üzerinden  hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu-
Takip konusu taşınmazın borçlu tarafından 3. bir kişiye takip sırasında satıldığının alacaklı tarafından öğrenilmesi üzerine, alacaklı tarafından icra dairesine başvurulup ek takip talebinde bulunduktan sonra takibin yeni malike yöneltilmesinin istenebileceği-
Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, takip konusu borcun sebebi olarak şirkette yapılan usulsüzlük sebebiyle uğranılan zarar belirtilmiş ve alacak herhangi bir belgeye dayandırılmadığından, takibe dayanak belge örneğinin sunulması ve  İİK'nun 61/1. maddesi uyarınca da ödeme emrine belgenin tasdikli bir örneğinin eklenmesinin söz konusu olamayacağı -
Alacaklı herhangi bir belgeye dayanmaksızın takip başlatabileceği gibi, bilirkişi raporlarına dayalı olarak da, raporları takip talebi ekinde icra dairesine tevdii etmek ve ödeme emri ekinde borçluya tebliğ etmek kaydıyla, takip başlatabileceği ve bu şekilde takip yapılmasına dair yasal bir engel bulunmadığı - iflas yoluyla ilamsız takip yapabileceği -