Kamu bankalarının fiilen uyguladıkları oranlar ile Merkez Bankası'na bildirdikleri oranlar arasında farklılıklar bulunabildiğinden, mahkemece, devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının ilgili bankalar genel müdürlüklerinden sorularak tespiti ile bu oranlar esas alınarak faiz hesabı yapılması ve sonuca gidilmesi gerektiği-
Alacaklı tarafından ölü kişinin mirasçısı yerine 30.06.2008 tarihide ölen kişi hakkında 22.10.2010 tarihinde takip başlatılması, maddi hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olup, dürüstlük kuralına da aykırı olmadığından, alacaklının HMK. 124/3-4 uyarınca taraf değişikliği yapmak suretiyle bu yanlışlığı düzeltmesinin mümkün olduğu, mahkemece alacaklıya HMK. 124/3-4 uyarınca taraf değişikliği yaparak takibi usulüne uygun bir şekilde mirasçılara yöneltmesi için kesin süre verilmesi, bu sürede usulünce taraf değişikliği yapılması halinde ödeme emrinin iptaline, aksi halde taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
İİK'nun 58/1. maddesine göre takip talebinde alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı, vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerinin yazılı olması ve aynı kanunun 60/1. maddesine göre de alacaklı ile ilgili bu bilgilerin takip talepnamesine uygun olarak ödeme emrinde de gösterilmesi gerekeceği- Takip talebi ile icra emrinde faiz başlangıç tarihleri belirtilmiş olup, Yasa'da faizin bitiş tarihlerinin belirtilmesi zorunluluğunun bulunmadığı- Vergi kimlik numarası ile ödemenin yapılacağı banka hesap bilgilerinin her zaman tamamlanabileceği ve ödeme emrinin iptali nedeni olarak kabul edilemeyeceği-
Takip talebinde, borçlular arasında mirasçılar da gösterilmiş ve talep doğrultusunda vefat ettiği tespit edilenin mirasçıları tespit edilerek ödeme emri, şikayetçi mirasçılara tebliğ edilmiş olduğundan, mirasçıların ölü kişi başlatılan takibin kendilerine karşı devam edemeyeceğine yönelik şikayetinin reddi gerektiği-
İİK.nun 58/3. maddesi gereğince; alacak bir belgeye dayanmakta ise, belge aslının veya alacaklı yahut mümessilli tarafından tasdik edilmiş borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine verilmesi ve İİK.nun 61/l. maddesi (2). cümlesi gereğince de takip bir belgeye dayanıyor ise, belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesinin zorunlu olduğu-
Takip talebinde alacaklının, adresinin yazılı olmamasına rağmen ekli vekaletnamede alacaklının yerleşim yeri adresinin mevcut olması halinde İİK mad. 58/1'deki koşulun yerine getirildiğinin kabulü gerekeceği- Bu eksikliklerin her zaman tamamlanması mümkün olup, takibin ve ödeme emrinin iptalinin gerekmeyeceği-
Takibe konu senette düzenlenme tarihi bulunduğuna göre senet bir bütün olarak kambiyo senedi niteliğini haiz olduğundan kambiyo hukuku bakımından şikayetin kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı-
Takip talebi ve ödeme emri belgesinde borcun sebebi olarak “açık hesap alacağı” ibaresinin gösterildiği, o halde, her ne kadar takip dosyasına senet sunulmamış ise de borcun sebebi olarak “açık hesap alacağı” belirtilmiş olduğundan, takip talebinin İİK 58/II-4 maddesine uygun olduğunun kabulü ile bu yönden şikayetin reddine karar verilip sair şikayetin incelenmesi gerektiği-
Borçlunun, icraya itiraz ederek icra takibini durdursa dahi, icra mahkemesinden takibin ve ödeme emrinin iptalini İİK'nun 58 ve 61. maddelerine dayalı olarak talep etmesinde hukuki yararının olduğu, öte yandan İİK'nun 58/2-4. maddesine göre alacak belgeye dayanmıyorsa borcun sebebinin takip talebinin ilgili bölümünde gösterilmesinin gerekeceği-
Alacak miktarının Türk lirası ile gösterilmesinin zorunlu olduğu ve bu hususun mahkemece re'sen gösterileceği-