Alacağın temlik edilmiş olmasının takas mahsup talebine engel olmayacağı, dolayısıyla alacağın temlik edilmiş olması sebebiyle temlik alana karşı takas mahsup talebinde bulunulamayacağı yönündeki mahkeme gerekçesinin isabetsiz olduğu-
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunamayacağından, tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece yetki itirazının kabulü ile dosyanın İstanbul İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilerek sonuca gidilmiş ise de, borçluların yetkili icra dairesi olarak bildirdikleri icra dairesi olan Bakırköy İcra Dairesi yetkili ise, mahkemece, gerekçesi de belirtilerek, alacaklının yetki itirazının kaldırılması talebinin reddine, diğer itirazların kaldırılması talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Bakırköy İcra Dairesi yetkili değil ise, yine gerekçesi belirtilerek, alacaklının, borçlunun esasa ilişkin diğer itirazlarının kaldırılmasına yönelik talebinin incelenmesi ve duruma göre İİK'nun 68. maddesi uyarınca borçlunun itirazının kaldırılmasına ya da itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, HMK'nun 26 ve 33. maddeleri hükümlerine aykırılık teşkil edecek şekilde, istek dışına çıkılarak ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
İcra mahkemesinde takas ve mahsup iddiasının kural olarak; takasa konu alacağın İİK'nun 68. maddesindeki belgelere dayalı bulunması, bu alacakla ilgili olarak icra takibi yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması, ve alacağın ilama bağlanması hallerinde nazara alınabileceği-
İİK. mad. 89/4 uyarınca açılan tazminat davasında talep edilen tazminat miktarı ve dava değerinin gösterilmesi, buna göre de davacı tarafından nisbi peşin harcın yatırılması gerektiği-
İİK'nun 150/ı maddesine göre, krediyi kullandıran taraf, borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter marifetiyle borçluya kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ettiği takdirde borçluya icra emri gönderileceği, bunun için ipotek akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesinin şart olmadığı, aynı maddeye göre, krediyi kullanan borçlunun, noter aracılığı ile 8 gün içinde hesap özetine itiraz ettiği ispat edildiği takdirde, krediyi kullandıran tarafın, İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle ispat edebileceği, bu kuralın mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak denetlenmesinin zorunlu olduğu-
Mahkemece alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmayıp, 20.02.2009 tarihli senet için alacaklı tarafından ödendiği belirtilen miktarın usulüne uygun ödeme olarak kabulü ile ödeme tarihi de dikkate alınarak TBK'nun 100. maddesi gözetilmek suretiyle takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının tespiti yönünden Yargıtay denetimine olanak tanıyacak biçimde bilirkişi incelemesi yaptırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi borçluya, icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, takip borçlusuna, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekeceği, sözleşmede ya da ipotek akit tablosunda gösterilen adresin değiştirilmesinin, yurt içinde bir adresin noter aracılığı ile krediyi kullanan tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğuracağı, yeni adresin bu şekilde bildirilmediği durumlarda, hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı, öte yandan, İİK'nun 149. maddesinde de; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir...." hükmünün öngörüldüğü- İhtarnamelere itiraz edilmediği, itiraz edilmeyen hesap özeti içeriğinin, İİK'nun 68/b maddesi gereğince aynı Kanun'un 68/1. maddesinde yazılı belge niteliğini kazandığı ve bu nedenle ihtarnamelerde belirtilen alacak tutarının kesinleştiği-
Mahkemece, bozma ilamına uyularak “..Asıl alacağın 81.899 İsviçre Frangı kısmı bakımından itirazın kaldırılması isteminin reddine, asıl alacağın 235.500 İsviçre Frangı kısmı bakımından itirazın kaldırılmasına ve İsviçre frangı üzerinden tazminata ilişkin karar verildiğinin görüldüğü, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında zaman aşımına uğradığı belirlenen 81.899 İsviçre Frangı (TL karşılığı) yönünden itirazın kaldırılması isteminin reddine takip konusu olan 242.399 İsviçre Frangından reddedilen 81.899 İsviçre Frangı düşülmek sureti ile kalan miktarın Türk lirası değeri üzerinden itirazın kaldırılması ve bu miktar üzerinden alacaklı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-