Takip hukuku bakımından takas ve mahsup iddiası kural olarak; "takasa konu alacağın İİK'nun 68. maddesindeki belgelere dayalı bulunması" ve "bu alacakla ilgili olarak icra takibinin yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması" ya da, "alacağın ilama bağlanması hallerinde" nazara alınabileceği-
Alacaklının itirazın kaldırılması istemi kısmen kabul-kısmen reddedildiğine ve borçlu, icraya yaptığı asıl alacağa yönelik itirazında kısmen haklı çıktığına göre, mahkemece, borçlunun davada kendini bir vekille temsil ettirdiği de gözetilerek, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin madde 11/3 uyarınca maktu tarife üzerinden borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
İİk mad. 89 göre tazminata hükmedilmesi için, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliğ tarihi itibariyle borçlunun üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, muaccel bir alacağının varlığı zorunlu olduğundan, somut olayda haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle, davalı üçüncü kişinin, takip borçlusuna borcunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından, davalı üçüncü kişi ve takip borçlusunun ticari defterleri üzerinde birlikte inceleme yaptırılarak, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi raporu alınması ve buna göre kara verilmesi gerektiği-
Takas ve mahsup iddiası kural olarak; takasa konu alacağın İİK mad. 68'deki belgelere dayalı olması veya bu alacakla ilgili olarak icra takibinin yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması ya da alacağın ilama bağlanması hallerinde dikkate alınacağı ve takas talebini icra mahkemesine beyan edebileceği gibi, bu başvurusunu icra dairesine de sunabileceğinden, borçlunun takas talebi yönünden işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından istinaf isteminin kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, yeniden esas hakkında karar verilmeksizin, ilk derece mahkemesince şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının hükümden çıkarılarak hükmün düzeltilmesi anılan yasa hükmüne aykırı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerektiği-
Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzların, İİK. mad. 68/1'de belirtilen belgelerden sayılacağı- Borçlunun, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra genel mahkemede açacağı bir dava ile ileri sürebileceği- İİK.nun 150/ı. maddesi kapsamında ipotekli takiplerde, tebligatın İİK.nun 68/b koşullarında yapılmış sayılması ve itiraz edilmemiş olması halinde, ilamlı takip kesinleşmiş kabul edileceğinden, icra mahkemesinin incelemesi, ancak borcun sona erdiği veya ertelendiği iddiaları yönünden olabilecek, borçlu yetkili mercilerce re'sen düzenlenmiş veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde, icra mahkemesinde ya da mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edebildiği takdirde borcundan kurtulabileceği- İİK'nun 150/ı maddesinden yararlanarak takip yapabilme şartı olan alacaklının "banka veya kredi veren kuruluş olma" niteliğini taşıması zorunluluğu ile takip konusu "ipoteğin geçerliliği" için alacaklının bu tür bir kuruluş olmasına gerek bulunmadığı hususları tamamen farklı konular olup, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına aykırı olacak şekilde, BDDK'nun cevabi yazısına itibar edilmeksizin bilirkişi raporundaki ipoteğin geçerli olup olmadığı yönündeki tespit hükme esas alınarak sonuca gidilmesinin hatalı olduğu- Mahkemece yapılan araştırma neticesinde alacaklının İİK'nun 150/ı maddesinde sayılan kuruluşlardan olmadığı belirlendiğine göre; icra emrinin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Temerrüt ihtarnamesi yerine geçen, icra takibi tüm kiraya verenler tarafından ayrı ayrı da olsa başlatılarak ödeme emri tebliğ edildiğinden, ihtarnamede herhangi bir eksikliğin bulunmadığı- İtirazın kısmen kaldırılmasına karar verildiğine göre reddedilen kısım üzerinden davalı yararına tazminata karar verilmesi gerektiği (İİK 68/son)-
Kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemi-
İİK mad. 68'in son fıkrasına göre; borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunacağı ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminatın kalkacağı hüküm altına alındığından, takip dayanağı tazminatla ilgili genel mahkemede takip borçlusu tarafından alacak davası açılmış olup, tazminatın tahsilinin dava sonuna kadar erteleneceği, icra müdürlüğünce takibin tehiri yönündeki kararı doğru olduğundan, mahkemenin şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği-
Alacaklı apartman yöneticiliğinin tek ya da birden fazla parsel üzerinde kurulup kurulmadığı tespit olunamadığı görüldüğünden, öncelikle, anılan apartmanın kaç parsel üzerine kurulduğu eğer yönetim planı tek parseldeki kat malikleri arasında yapılmış ise uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre çözümüne gidildiğinin açıkça belirtilmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi; eğer birden fazla parsel üzerine kurulum söz konusu ise; toplu yönetime geçilip geçilmediği usulünce Tapu Sicil Müdürlüğü'nden araştırılarak, toplu yönetime geçilmediğinin anlaşılması halinde 634 sayılı Kanunu'nun 37. maddesinin uygulama yeri bulunmadığı ve alacağın tahsili yargılamayı gerektirdiğinden, yani takip dayanağı belge İİK'nun 68. maddesinde sayılanlardan olmadığından, mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddine; toplu yönetime geçildiğinin anlaşılması halinde ise, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 72/2. maddesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak anılan maddede belirtilen itirazın kaldırılmasını sağlayan bir belge bulunup bulunmadığı belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-