Satış bedelinin tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekle, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınmasının gerektiği, bu durumda, satış talebi ile ihale tarihi arasındaki yediemin ücretinin, aracın paraya çevirme giderlerine dahil olduğu kabul edilerek, artırma bedelinin hesaplanmasında dikkate alınmasının zorunlu olduğu, öte yandan tellaliye harcı, satış talebi ile ihale tarihi arasındaki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinden olmadığından buna yönelik giderin hesaplamada dikkate alınmayacağı-
İhalenin feshine ilişkin şikayet, görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, mahkemece evrak üzerinde inceleme ile başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verileceği ve bu kararların kesin olduğu-
Taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesinin gerekeceği, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olmasının veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre muhtara yapılmak istenen satış ilanı tebliğinin, tebliğ mazbatasında beyanı alınan komşunun kim olduğuna dair hiçbir bilginin bulunmaması dolayısıyla usulsüz olduğu, ihale tarihinden itibaren bir sene içinde icra mahkemesine yapılan ihalenin feshi başvurusunun süresinde olduğu-
Tebliğ adresi, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olsa dahi, tebliği çıkaran mercii, TK.nun 23/8. maddesi gereğince bu hususta bir kaydı evraka yazmadığı takdirde TK.nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılamayacağı- İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin ortaklığın giderilmesi davasına ve dolayısıyla ihaleye konu taşınmaz hissedarlarına tebliğ edilmesi gerekeceği, hissedarlara satış ilanının tebliğ edilmemiş olmasının veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olacağı- Muhammen bedelin üzerinde satılan taşınma ile ilgili olarak, zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle esasa girilmeden reddine karar verilmesi ve para cezasına hükmedilmemesi gerektiği-
İhalenin feshini talep edebilecek kişilerin İİK. mad. 134/2 hükmünde sınırlı olarak sayılmış olduğu, ihalenin feshini istemiş olan şikayetçinin, icra dosyasında taraf sıfatı bulunmadığı gibi, pey sürmek suretiyle ihaleye katılan kişilerden de olmadığından, mahkemece istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi İİK.nun 134/2.maddesinde belirtilen kişilerden olup, anılan kişinin İİK'nun 106-110. maddelerine göre ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunduğu-
İhalenin feshi davasında alacaklı, borçlu ve ihalede mahcuzu satın alan kişinin taraf olarak gösterilmesinin gerekeceği-
İhale edilen aracın plakasının motor ve şasi numarası ile uyumlu olmadığı iddiası alıcının, malın esaslı vasıflarında hataya düşürülmesi niteliğinde olup öğrenme tarihi olarak 08.05.2013 tarihinin kabulü gerekeceğinden ihale alıcısının 10.05.2013 tarihinde icra mahkemesine yaptığı şikayetin İİK'nun 134/7.maddesi uyarınca yasal sürede olduğu, o halde mahkemece, takip borçlusuna usulüne uygun duruşma davetiyesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanarak, refakate alınacak bilirkişilerle keşif icra edilip şartname ile satış ilanına göre ihale edilen aracın fiili durumunun tespit edilmesinden sonra aracın, plakası ile motor ve şasi numarasının uyumlu olup olmadığının belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçinin anılan takip dosyasının alacaklısı olduğu görüldüğü, bu durumda adı geçenin İİK'nun 134. maddesinde belirlenen "tapudaki ilgili" sıfatı bulunduğundan ihalenin feshini istemeye hakkının olduğu, haciz alacaklısı şikayetçi üçüncü kişiye satış ilanı tebliğ edilmediği için ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
K. takdirine itiraz hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı gibi, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının da sonuca etkili olmadığı-