İİK'nun 128a/III. maddesi uyarınca her ne kadar "icra müdürlüğünce takdir edilen kıymet- hem taşınırlarda ve hem de taşınmazlarda- 'kural olarak' iki yıl süre ile geçerli" ise de; taşınmazların haciz tarihinden itibaren 'bir yıl', taşınırların ise 'altı ay' içinde 'satışının istenmemesi' veya 'müşteri (alıcı) çıkmaması nedeniyle satılamaması' ve satış isteme süresinin geçmiş olması halinde konulmuş olan haczin düşmesinden sonra, aynı alacaklı tarafından yeniden haciz talep edilmesi üzerine, yeniden kıymet takdir edilerek satış talebinde bulunulması gerekeceği (yani; düşmüş olan haciz nedeniyle daha önce takdir edilmiş olan kıymet esas alınarak satışın yapılamayacağı)-
Satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten 2 sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı-
Taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu (İİK. mad. 127)- Tebliğ evrakında borçlunun "çarşıda olduğu" açıklanmasına rağmen TK'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılmasının yasaya uygun olmadığı, bu durumda, TK'nun 10/2. maddesinde öngörülen bilinen en son adresin tebligata elverişli olmaması ya da bu adreste borçluya tebligat yapılamaması koşulu gerçekleşmediği gibi tebliğ memurunun, muhatabın adreste hiç oturmadığı veya sürekli olarak adresten ayrılmış olduğu yönünde bir tespitinin bulunmadığının açık olduğu- Şikayete konu satış ilanı tebliğ evrakı üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından TK'nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında meşruhata yer verilmediği halde dağıtıcının kendiliğinden satış ilanı tebliğ işlemini TK'nun 21/2. maddesi uyarınca yapmasının isabetsiz olduğu-
Taşınmaz satışlarında, satış ilanının borçluya tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek bu adrese T.K.'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden dağıtıcı tarafından T.K.'nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı-
Dosya kapsamına göre yediemin olmayan sanığın, kendi aleyhine yürütülen icra takibinde haczedilen taşınmaza zarar vermesi ve bazı bütünleyici parçalarını sökerek götürmesi şeklinde kabul edilen eyleminin tarihi belirlenip, bu eylemi ihale tarihinden sonra gerçekleştirmiş olması halinde, eylemin işleniş şekli ve sonuçları da nazara alınarak, ayrı ayrı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının oluşacağı gözetilip, sanık hakkında aynı taşınmaza ilişkin olarak mala zarar verme suçundan da ayrı bir dava açılıp açılmadığı araştırılarak, davanın derdest olması durumunda birleştirme yoluna gidilmesi, sonuçlandırılmış olması halinde ise bu dosya içerisine konularak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekeceği- Temel ceza tayin edilirken hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği-
Kısa kararda ve gerekçeli kararda farklı bedeller üzerinden %10 oranında para cezası karar verilerek çelişki oluşturulmasının hükmün bozulmasını gerektireceği-
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 18. maddeleri gereğince, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, asile yapılan tebligatın hüküm ifade etmeyeceği-
İhale konusu taşınırın muhammen bedelin üzerinden ihale edildiği ve dolayısıyla zarar unsurunun gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından, esasa girilmeden ve para cezasına hükmedilmeden ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu şirketin kıymet takdirine itirazının, masraf ve giderlerin kesin sürede yatırılmaması nedeni ile reddedilmiş olması karşısında artık kıymet takdirine itiraz edildiği nedeni ile ihalenin feshinin istenmesinin de mümkün olmadığı-
İhalenin feshi kararının kesinleşmesi üzerine alıcının nemalarıyla birlikte ihale bedelini, damga vergisini, KDV’yi geri isteyebileceği, ihale feshedildiğine ve ihale bedeli iade edileceğine göre herhangi bir tahsilattan bahsedilemeyeceği ve bu nedenle tahsil harcı ve cezaevi harcının doğmasının da söz konusu olmayacağı- ihalenin feshi halinde tellaliye harcının ise iadesi istenemeyeceği- Taşınmazın emlak vergisinin yatırılması ihaleyle ilgili olmayıp alacaklının borçlu adına yatırdığı emlak vergisini ancak genel mahkemede açacağı bir davada istemesinin mümkün olduğu- Tapu harçları tescil işlemi sırasında tapu sicil müdürlüğü tarafından tahakkuk ve tahsil olunduğundan, anılan işleme karşı yapılacak şikayeti inceleme görevinin idari yargıya ait olduğu-
