Şikayetçi şirketin takipte borçlu ya da alacaklı sıfatının bulunmadığı, ihalede pey sürmediği ve tapuda ilgili olarak da yer almadığı, buna göre, İİK.nun 134. maddesinde sayılan kişilerden olmadığı, diğer bir ifade ile, ihalenin feshini isteme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece, anılan şirketin isteminin belirtilen nedenle reddinin ve bu durumda işin esasına girilmeyeceğinden para cezasına hükmedilmemesinin gerekeceği-
Satış ilanının şikayetçi borçluya 26.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu tarafından bu tebligatın usulsüzlüğü ileri sürülmediğine göre, tebliğ tarihinden itibaren İİK'nun 128/a madddesi uyarınca 7 gün içinde icra mahkemesine kıymet takdir raporuna ilişkin şikayette bulunmadığı anlaşıldığından kıymet takdir raporunun kesinleştiği, bu durumda zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı-
Zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği-
Para cezasının feshi istenilen ihale bedeli üzerinden hükmedilmesi yerine, hataya düşülerek, taşınmazın muhammen bedeli üzerinden belirlenmesinin isabetsiz olduğu-
Aynı zamanda ihale alıcısı olan, alacaklı vekilinin 16.01.2014 tarihli dilekçe ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiğinin görüldüğü, alacaklı vekilinin bu beyanı, davayı kabul anlamında olup, vekaletnamesinde kabul yetkisi bulunduğuna ve dava da HMK.nun 308/2. maddesinde belirtilen tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir dava olmadığına göre, mahkemece, alacaklı vekilinin kabul beyanı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için şikayetçinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulmasının gerektiği-
"Taşınmazın kapısı üzerindeki numarasnın, tapu sicil müdürlüğünde mevcut mimari projede farklı olduğu, meskenin bulunduğu ana yapı yönetim planı ile mimari projede uyumsuzluk mevcut olduğu, satış kararına esas alınan bilirkişi raporunda bu hususa değinilmediği, satış ilanında bu şekilde yer aldığı" şeklindeki iddiaların, satışa hazırlık işlemi olan kıymet takdir raporunun ve satış ilanının yanlışlığı nedeniyle ihalenin feshi istemi niteliğinde olduğu- Satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi içini usulsüz olduğu ileri sürülen hususun ihaleden önce şikayetçi tarafından öğrenilmemiş olması, öğrenilmiş ise, yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılmış olması gerektiği- Öğrenme açısından aslolan şikayetçiye bir tebligat yapılması olup, tebligat bulunmaması halinde öğrenme tarihinin ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği- Şikayetçilerin, ileri sürdükleri hususu ihaleden önce öğrendikleri halde bu tarihten itibaren yasal sürede icra mahkemesine başvurarak şikayet konusu yapmadıklarından, aynı nedene dayanarak ihalenin feshini talep edemeyecekleri- Satış ilanında satışa konu taşınmaz için "yıpranmış" ibaresinin yazılması hususu, borçlular tarafından açıkça ileri sürülmediği ve ihalenin feshi yargılamasında mahkemece re'sen bakılacak hususlardan olmadığı halde, mahkemece bu hususun fesih nedeni olarak kabul edilmesinin de hatalı olduğu-
1.003.500 TL muhammen bedelli taşınmazın 1.050.000 TL'ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, bu nedenle, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı-
Davayı kabulün geniş kapsamlı bir beyan olup, 6100 Sayılı HMK'nun 311. maddesi gereğince kat'i bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, kabulün geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı olmayıp, hüküm kesinleşinceye kadar beyan edilebileceği, kabul beyanının etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile göstereceği, bu durumda mahkeme kararının, alacaklı vekilinin kabul beyanı hakkında bir karar verilmek üzere bozulmasının gerektiği-
Ortaklığın giderilmesi ilamına dayalı olarak yapılan satışlara ilişkin ihalenin feshi davalarında alıcı ile birlikte hissedarların tamamının hasım olarak gösterilmeleri gerekir.
Ortaklığın giderilmesi kararına dayalı olarak yapılan ihalede, şikayetçinin ortaklığın giderilmesi davasında taraf sıfatının bulunmadığı gibi, tapu sicilindeki ilgili veya ihaleye pey süren kişi de olmadığının anlaşıldığı, bu durumda mahkemece istemin aktif husumetten dolayı reddine karar verilmesinin gerekeceği-
