Bir şikayet olan ihalenin feshi isteminin HMK’nun 118. maddesi anlamında bir”dava”olmadığı bu nedenle şikayet dilekçesini HMK’nun 119 maddesinde yazılı şartları taşımasının zorunda olmadığı; şikayet dilekçesinde şikayet konusu dosyanın yanlış gösterilmesini veya hiç gösterilmemiş olmasını yada karşı tarafın yanlış gösterilmesinin, adresinin belirtilmemesinin şikayetin reddini gerektirmeyeceği-
Tanıkların dinlenilmemiş olmasının; HMK'nun 240/2. maddesine aykırı olarak tebliğe elverişli adreslerinin bildirilmemesi nedeniyle bozma nedeni yapılmadığı- Satış bedelinin, muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde, zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü ile ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak bu durumda, işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi söz konusu olduğundan, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği-
Satış ilanının ilk olarak borçlunun bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade edilmesi üzerine aynı adres olan mernis adresine tebliğ yapıldığı, tebligat evrakında sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından TK. mad. 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK. mad. 21/2 uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” verilmediğinden tebligatın TK. mad. 23/1-8. ve Tebligat Yönetmeliği mad. 16/2 'ye aykırı olduğu- İİK. mad. 127 gereğince, satış ilanının borçluya tebliği zorunlu olup, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
İİK mad. 134/2 uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkeme davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum edeceği, Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanması gerektiği-
Muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin şikayetçi borçlu ile aynı konutta oturduğu iddia edilen şahsın imzasına tebligat yapılamayacağı-
Her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanacağı- Şikayet tarihinde henüz ihale yapılmamış olduğundan, şikayet dilekçesindeki satışın durdurulması ve iptaline yönelik şikayetin incelenmesi gerektiği-
Şikayetçinin ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, taşınmazın ihale bedelinin %10’u oranında olan para cezasına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
İİK’nun 133. maddesi uyarınca yapılacak ihalelerde “tek satış günü” yerine, “iki satış günü” tayin edilemeyeceği ve bu koşullarda yapılan ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği, bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı-
İİK mad 4 gereğince takip hangi icra dairesinde başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetlerin, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesinde çözümleneceği, bu hususun kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğinde olduğu- yasadaki koşulların oluşması halinde İİK’nun 79 ve 360. maddelerinin bu husustaki yetkinin istisnaları olduğu-haciz talimatı yazısının “borçluya ait taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakların haczi yönünde ve genel nitelikte” olmayıp, belli bir malın haczini isteyen “nokta haczi” biçiminde yazılmış olması halinde hacizle ilgili şikayetin, talimatı yazan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesince inceleneceği yani bu durumda İİK’nun 79. maddesinin uygulanmayacağı- Mahkeme kararına dayalı olarak taşınmazın açık arttırımı ile satın alınması halinde, mülkiyetin tescilden önce ihale alıcısına geçeceği-
