İcra ve İflas Kanunu hükümleri kapsamında ihalenin feshi talep edilebileceği gibi cebri ihale neticesinde oluşan tescilin yolsuz olduğu ileri sürülerek genel mahkemede tapu iptali ve tescil davası açılmasına da yasal bir engel bulunmadığı, ihalenin feshi davasından feragat edilmiş veya ihalenin kesinleşmiş olmasının mülkiyet hakkına dayalı yolsuz tescil davasının dinlenmesine engel teşkil etmeyeceği, şirket ortaklarının şahsi borçları sebebiyle şirket tüzel kişiliğine ait taşınmazın cebri icrayla satılması iddiası karşısında mahkemece dürüstlük kuralı gerekçe gösterilerek davanın usulden reddedilemeyeceği ve işin esasına girilerek toplanan deliller doğrultusunda uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği-
Hasmın yanlış, hatalı ya da eksik gösterilmiş olmasının, ihalenin feshi talebinin esasının incelenmesine engel teşkil etmeyeceği-
İhale teminat bedelinin ihaleden öncesinde yatırılması kanunen zorunlu olduğundan (İİK. mad. 126/3);  mahkemece ihaleyi yapan satış memuru tanık olarak dinlenilerek, teminatın ihale saatinden önce nakit olarak verilip verilmediği ve buna göre teminatın ihaleden önce yatırılıp yatırılmadığı, bu hususta tutanak düzenlenip düzenlenmediği sorularak ihalenin feshi konusunda karar verilmesi gerektiği-
Gerçek kişilere Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için ilgilinin adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca muhataba bu adreste daha önce usulüne uygun bir tebligatın da yapılmış olması gerektiği-Tebligat mazbatasında, muhatabın bulunup bulunmadığı belirtilmeden  "Muhatap ile birlikte aynı konutta beraber ve sürekli oturan yetkili ....'a tebliğ edilmiştir" şerhi ile yapılan tebligatın usulsüz olduğu- İİK. mad. 127 gereğince, satış ilanının borçluya tebliği zorunlu olup, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Lehine tapuya şerh edilmiş aile konutu şerhi bulunan şikayetçinin tapu sicilindeki ilgililerden ve dolayısıyla ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olduğu; tapu sicilinde adresi bulunan ilgiliye satış ilanının tebliğ edilmemesi ya da usulsüz tebliğinin başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğu-
İhalenin feshi talebinin ihale tarihinden itibaren yedi günlük süre içinde icra mahkemesine yapılması gerekeceği, aynı Yasa'nın 19/3. maddesi uyarınca müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddetin tatili takibeden günde biteceği-
İhalenin feshini ilgililerin ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilecekleri, satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresinin ıttıla tarihinden başlayacağı, şu kadarki, bu müddetin ihaleden itibaren bir seneyi geçemeyeceği-
Satış ilanının borçluya, alacaklıya ve tapudaki ilgililere tebliğ edilmemesi ya da usulsüz tebliği ihalenin feshi nedeni olduğu- Şikayetçi taşınmaz hissedarına satış ilanı tebliğ edilmediği gibi şikayetçi borçluya TK'nun 21/2'ye uygun meşruhat içermeyen tebligat gönderildiğinden ihalenin feshi isteminin kabul gerektiği-
Taşınmazın ihalesi üçüncü kişiye yapılmış, şikayet tarihi itibariyle herhangi bir fesih davası açılmaksızın kesinleşmiş ve alıcı adına tescil işleminin ise 5403 Sayılı Yasa'nın 1. maddesine yapılan değişiklikten sonra tamamlandığı anlaşıldığından, mahkemece, alacaklının "ihalenin kesinleşmesi sebebiyle satış bedelinin kendisine ödenmesi" talebiyle icra mahkemesine yaptığı başvurunun kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilecekleri-