İbraz edilen belge ve altındaki imzanın alacaklıya ait olduğu, alacaklı tarafından kabul edilmediğinden artık İİK.nun 71. maddesi kapsamında imzası ikrar edilmiş bir belgeden bahsedilemeyeceği, takibin iptaline karar verilemeyeceği-
Adi yazılı belge olan ibraname altındaki imza, alacaklı tarafından açıkça inkar edilmediği gibi verilen cevap dilekçesinde de kabul edildiğinden mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
İcra mahkemesinden takibin durdurulmasına dair verilen kararın zamanaşımını kesen bir sebep olmadığı,icra mahkemesince takibin durdurulmasına karar verilen tarihten,icra mahkemesinden verilen takibin iptali kararının bozulduğu tarihe kadar zamanaşımı durup, alacaklının icra dosyasında işlem yapması imkanını kazandığı bozma kararının tebliğinden itibaren zamanaşımının kaldığı yerden işlemeye devam edeceği-
6762 sayılı TTK'nun 726. maddesini değiştiren 6273 Sayılı Kanun'un 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde zamanaşımı süresinin altı ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise üç yıl olduğunun kabulü gerekeceği-
İcra takibinin kesinleşmesinden önceki dönemde bononun zamanaşımına uğradığına ilişkin borçlu iddiasının İİK.'nun 71. maddesi uyarınca değerlendirilemeyeceği, İİK'nun 168/5. maddesi gereğince zamanaşımı itirazının ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal beş günlük sürede yapılması gerekeceği-
Borçlunun itirazına dayanak yaptığı alacaklının dilekçesinde borcun tamamen itfa edildiğine ilişkin açık bir kabul bulunmadığı gibi devredilen taşınmazların değerine göre ne kadar borcun kaldığının açıkça belirtilmediği, bu haliyle alacaklıya ait anılan dilekçenin İİK. 71. maddesi anlamında bir itfa belgesi olarak kabul edilemeyeceği-
Takip dayanağı bonoda senedi düzenleyen şikayetçi borçlu tarafından açılmış bir menfi tespit davası bulunmadığından ve üç yıllık zamanaşımı süresi içerisinde şikayetçi borçlu aleyhinde zamanaşımını kesecek nitelikte işlem yapılmadığından bu borçlu yönünden zamanaşımının gerçekleştiği, borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK.nun 71/2 ve 33/a maddeleri kapsamında takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zamanaşımına ilişkin olup şikayetçi borçlu yönünden takibin kesinleşmesinden sonraki devrede üç yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan şikayetin kabulü ile bu borçlu yönünden 'icranın geri bırakılmasına' karar verilmesi gerekeceği-
Toplu rehine konu taşınmazların birinin satışı ile dosyaya yatırılan paranın o tarih itibariyle hesaplanacak dosya borcunu karşıladığının belirlenmesi halinde ilamsız takibin iptaline karar verilmesi ve 2. taşınmazla ilgili satışın durdurulması gerekeceği-
Haczedilen menkullerin kendisine ait olduğunu söyleyen üçüncü kişiye (borçlunun boşandığı eski eşi) hacizli malların, yediemin olarak bırakıldığı ve akabinde istihkak iddiasının reddi davası açıldığı, bu tarih ile dava tarihi olan arasında icra dosyasındaki son işlem incelendiğinde, altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu görüldüğünden “istihkak iddiasının reddi” davası, TTK. mad. 726'da takibe konu çek için öngörülen zamanaşımı süresini kesen ve aynı Kanun’un 662.maddesinde düzenlenen nitelikte bir dava olmadığından, zamanaşımı süresinin dolduğu- Zamanaşımını kesen muamele her kim hakkında vaki olmuşsa ancak ona karşı hüküm ifade edeceği-