TBK’nun 139. maddesinin icra takip hukuku kurallarına göre icra mahkemesine yapılan takas istemleri sırasında nazara alınması mümkün olmayıp, temlik bildirimi yapılan tarihten önce borçlunun takip konusu yaptığı alacağının muaccel hale gelmiş olmasının sonuca etkili olmadığı- Çünkü İİK’nun 71. Maddesi kapsamında takas itirazında bulunulabilmesinin ön koşulunun, borçlu hakkında kesinleşmiş bir takip bulunması olduğu- Borçlu, alacak muaccel olsa bile, takibin henüz kesinleşmediği dönemde İİK’nun 71. maddesinde anılan koşullara göre takas itirazını ileri sürme imkanına sahip olmadığı-
İİK.nun 71/1. maddesine göre, borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebileceği-
İcra müdürlüğüce takibin kesinleşmesinden sonra yapılan hesabın hatalı olduğunun ileri sürülmesinin şikayet niteliğinde olduğu- Borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemelerin ana paradan mahsup edilemeyeceği, kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerektiği-
Borçlu, itiraz dilekçesinde zamanaşımının oluştuğunu iddia ettiği zaman dilimini belirtmemiş ise de, itiraz tarihi itibariyle henüz takibin kesinleşmediği, hukuki tasnifin ise hakime ait olduğu dikkate alındığında, borçlunun itirazının İİK.nun 168/5. maddesi kapsamında takibin kesinleşmesinden önceki evreye ilişkin zamanaşımı itirazı olarak kabulünün gerektiği-
İcra dosyalarının birleştirilmesi işleminden davacının haberdar olduğu ve zamanaşımının bu nedenle gerçekleşmediğine karar verilmişse de icra takip dosyalarının birleştirilmesi talebinden öncesi ve gerekse bu tarihten sonraki işlemler denetlenerek, alacaklının alacağın tahsiline yönelik bir işlemi olup olmadığı, zamanaşımı itirazının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu tarafça sunulan ibraname başlıklı belgede alacaklının borçluyu ibra ettiğini beyan ettiği, anılan belge altındaki imzanın alacaklı tarafça kabul edilmesi karşısında alacaklının "bu ibranameyi protokolle birlikte ve protokolün eki mahiyetinde zannederek imzalatıldığına" yönelik iddiasının alacaklının kendisi açısından yargılamayı gerektirdiği ve dar yetkili icra mahkemesince bu husus inceleme konusu yapılamayacağından, mahkemece itfa belgesi kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu- İptalin dayanağı İİK’nun 71/1. maddesi olup anılan maddede tazminat öngörülmediğinden alacaklının %20 tazminatla sorumlu tutulmasının ise isabetsiz olduğu-
Muris hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlanıp, mirasçılar hakkında takibe devam edildiğinden, bu takip muris hakkındaki takibin devamı niteliğinde olduğundan kendilerine ödeme emri çıkarltılan borçlu mirasçı murisin ölümünden önce ve kesinleşmiş olan icra takibine karşı yetki itirazında bulunamayacağından, mahkemece, mirasçıların sair itirazlarının reddi ile İİK. mad. 71 kapsamında kalan itirazlarının ve kendileri ilgili şikayetin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği
Alacaklının, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabileceği-
6183 s. K. mad. 24 vd. uyarınca muvazaalı olarak yapılan temlik işleminin iptali talebiyle açılan davada, borçlu davalının alacaklısı olduğu icra takip dosyasında icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından, bu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak, kararın kesinleşmiş olması halinde tasarrufun iptaline konu olabilecek geçerli bir icra takibinin dolayısıyla temlik işleminin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Alacaklı icra müdürlüğünden daha önce satışa çıkartılan taşınmazların satışa esas olmak üzere tapu kayıtlarının istenmesini talep etmiş ise de, tapu kayıtları dosyada mevcut bulunduğundan yeniden istenmesinin fuzuli bir işlem olduğu ve zamanaşımını kesmeyeceği- K. takdiri yapılması işlemi takibe ilişkin bir işlem olmadığından zamanaşımını kesmeyeceği-