Tasarrufun iptali davalarında dava değerini , takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değer olduğu- Dosya içeriğine göre iptali istenilen taşınmaz değerine göre daha az olan takip konusu alacak 55.482,80 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmakta olduğundan karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı-
Yasada yetki hususunun en geç Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği açıkça görüldüğünden, yetki hususunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı özellikle HMK.'nin 362/1-c madde hükmü de gözetildiğinde, 'temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı' sonucuna varılması gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemesinin, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verdiği kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı-
İşyeri hekimliği ücret alacağına ilişkin davada temyiz incelemesine konu miktar direnme kararının verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinin gerektiği- "Kesinlik sınırı belirlenirken sadece direnme konusu uyuşmazlığa değil hükmedilen tüm alacakların toplam miktarına bakılması gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Taraflar arasındaki işyeri hekimliği ücret alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanan uyuşmazlıkta, davacının işyeri hekimliği için taraflarca düzenlenmiş ayrıca bir sözleşme bulunmadığı, mevcut sözleşmede acil hekimliği maaşı içinde işyeri hekimliği maaşının da bulunduğu yönünde düzenleme mevcut olmadığı gerekçesi ile işyeri hekimliği ücret alacağı hüküm altına alınmış ise de; davacının çalışma dönemi boyunca aldığı ücret miktarı, davalı işyerinde çalışan diğer acil doktorlarının aldığı ücret miktarlarına göre daha yüksek ücret alması, çalışma dönemi içerisinde farklı işyerlerinde de işyeri hekimi olarak çalışmasının bulunması ve çalışma süresi olan yaklaşık sekiz yıl boyunca işyeri hekim ücretini almadan çalışmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacıya ödenen ücretin acil doktorluğu ve işyeri hekimliği işleri için olduğu, bu nedenle işyeri hekim ücreti alacağının bulunmadığı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturduğundan ve dosya içeriğine göre iptali istenilen taşınmaz değerine göre daha az olan takip konusu alacak 27.384,94 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmakta olduğundan, karara karşı temyiz yoluna başvuralamayacağı-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturduğundan ve dosya içeriğine göre iptali istenilen taşınmaz değerine göre daha az olan takip konusu alacak 94.451,95 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından, verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı-
11. HD. 20.03.2023 T. E: 1671, K: 1653
İpoteğin kaldırılmasına ilişkin davanın kabulü ile "ipotek bedelinin 0.095 TL olduğu ve şerhin terkin edilmesine" dair yerel mahkeme kararında istinaf sınırı- İpoteğin kaldırılması davasında istinaf sınırı belirlenirken, davalı tarafın ileri sürdüğü taleplerin de nazara alınması gerektiği- Hüküm altına alınan ipotek bedeli karar tarihindeki istinaf sınırının altında kalsa da, davalı taraf ödenmeyen bedel için belediye meclisinin rayiç bedeli olan 116.200,00 TL’nin ödenmesine yönelik savunmada bulunmuş olduğundan, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu- "İpoteğin kaldırılması davasında ipotek bedelinin denkleştirici adalete göre tespit edileceği, bu nedenle ipotek miktarı belirli olmadığından ipotek miktarının belirlenmesi ve buna göre kesinlik sınırının tespitinin gerekeceği" değişik gerekçe içeren görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde para cezasının göz önünde bulundurulmayacağı- Taşınmazın muhammen değeri ve ihale bedeli direnme karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi gerektiği-