Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu-
Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddi gerektiği- Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırının her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetileceği-
Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde temyiz dilekçesinin reddine karar verileceği-
Menfi tespit davası- Davacılar tarafından talep edilen ve davacılar aleyhine reddedilerek temyize konu edilen toplam miktar ödeme sonrası iadesi istenen 16.575,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2021 itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığından davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunmasının gerekeceği- Bu ön koşulların bulunması halinde ise 2004 Sayılı Kanun'un 278,279 ve 280 inci maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği - Özellikle İİK'nın 280 inci maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer taraflarınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden, yapılan işlemde mal kaçırma kastının irdelenmesi gerekeceği - Öte yandan 280/3 maddesine göre öngörülen karinenin somut olayda mevcut olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekeceği-
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen 80.000,00 euro değerindeki bonodan kaynaklı menfi tespit davası olup dava tarihinde ki değerinin 128.800,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kaldığı, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın ilgili Kanun hükümlerine uygun olduğu-
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 53.220,00 USD (dava tarihi itibariyle değeri 189.686,73 TL) olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 30.000,00 USD olup dava tarihindeki değeri 169.434,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kaldığından, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın isabetli olduğu-
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup her bir davacı yönünden davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktarlar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmadığı-
Davanın, tapu iptali ve tescil davası olup dava değeri 200.000,00 TL. olduğu, mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarın 200.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar HMK.'nun 362. maddesi hükmüne uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekeceği-