İtirazın iptali istemine ilişkin davada temyiz konusu edilen alacak miktarı 145.268,24 TL tutarından ibaret olup Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını verdiği tarih itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı-
Davanın, 226.285,85 TL alacağın tahsili istemiyle açıldığı ve bu miktarın 2024 temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı-
Reddedilen ve temyize konu edilen miktar 100.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olan ve hüküm altına alınan kıdem tazminatı miktarı brüt 21.363,36 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı-
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararların, temyiz edilemeyeceği-
Reddedilen ve temyize konu edilen miktar 30.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 13.387,72 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyize konu edilen miktarların, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını verdiği 23.03.2022 tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090 TL'nin altında kaldığı-
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararların, temyiz edilemeyeceği-
İşçilik alacaklarının tahsili için açılan alacak davası ile ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali davası- Arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğini ileri süren tarafın, bu belgenin iptalini ayrı bir dava ile talep edebileceği gibi anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespiti talebini, alacak veya işe iade talebi ile aynı davada da ileri sürebileceği- Davacı tarafından alacak davası ve arabuluculuk tutanağının iptali davalarını ayrı ayrı açılmış olup alacak davasında, arabuluculuk tutanağının iptali davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken davaların birleştirilerek görülmelerinin isabetsiz olduğu- "Temyiz dilekçesinin öncelikle miktardan reddi gerektiği, aksi düşünülse dahi alacak davası açan davacının anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespiti talebinde güncel hukuki yararı kalmadığından kararın bozulması gerektiği" ve "alacak davasının derhal usulden reddi gerektiği" şeklindeki değişik gerekçelerin ise benimsenmediği-