«Taşınmazın kıymet takdirine» dair istem ve işlemlerin, açıkça satış talebi olmadıkça, haczin düşmesini önlemeyeceği–
Borçlunun, kıymet takdiri raporunun kendisine tebliği ile taşınmazın haczini öğrenmiş sayılacağı, yedi günlük şikâyet süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı–
İlâmın bozulması halinde, ödenen paraların iadesinde, «alacaklıya ödendiği tarih»ten itibaren değil, «paranın iadesi istemini içeren bildirimin alacaklıya tebliğ tarihi»nden itibaren faiz istenebileceği–
Rehinle teminat altına alınmış bir alacağın haciz yolu ile takip edilmesi halinde, yapılan takibin «süresiz şikâyet» yolu ile iptali gerekeceği–
Sıra cetveline yönelik şikayetlerde, icra müdürlüğünün «hasım» olarak gösterilemeyeceği–
Kira tesbit ilamındaki «vekalet ücreti ve yargılama giderleri»ne ilişkin bölümün -ilamın kesinleşmesinden sonra- ilamlı takip konusu yapılabileceği–
Tüzel kişilerin (anonim, limited şirket vb. gibi) temsil organını oluşturan kişilerin, tüzel kişiden alınamayan vergi borçlarından kendilerinin kasdı ya da ihmali bulunmasa da kişisel olarak sorumlu oldukları , bunun için vergi alacağının temsil edilen şirketin malvarlığından kısmen ya da tamamen alınamamış olması ve temsilciler aleyhine takip yapılarak, ödeme emri gönderilmesi ve onlar hakkındaki takibin kesinleşmiş olması gerekeceği (213 s. VUK. mad. 10)–
«Takas» iddiasının (itirazının) kabul edilebilmesi için, takası ileri sürülen alacağın, «İİK’nun 68/I’de öngörülen belgelere dayanması» veya «bir ilâmla tesbit edilmiş olması» yahut «kesinleşmiş bir takibe dayanması» gerektiği»–
Borçluya ait olmayan bir malın satılmış olması halinde, süresiz şikayet yolu ile -ihaleden itibaren bir yıl içinde olmak koşuluyla- ihalenin feshinin istenebileceği—