«Joint venture»nin, âdi ortaklığa benzemekte olup, «iki veya daha fazla işletmenin, belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık» olup, tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehilyetleri olmadığı, ortakların, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm malvarlıklarıyla sorumlu olduğu; yapılacak icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı takip talebinde gösterilip yine ayrı adlarına ödeme emri gönderilmesi gerekeceği, iş ortaklığının gerçek ve tüzel kişiliği bulunmadığından iş ortaklığı hakkında yapılan takibin iptali gerekeceği-
Faize faiz istemini içeren talebin, BK’nun 104/son maddesine aykırı olacağından kabul edilemeyeceği–
Borçlunun, teminat ipoteklerinde, sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktarla sınırlı olarak sorumlu olduğu, bu husustaki şikayetlerin süreye tabi olmadığı–
Takipten önceki dönem için istenmiş olan “işlemiş faiz”e süresi içinde borçlu tarafından itiraz edilmemiş olması halinde takip hukuku bakımından istenmiş olan bu faiz miktarının kesinleşmiş olacağı; ancak takipten sonraki dönemler için faiz hesabının kademeli olarak icra dairesince (ve şikayet üzerine icra mahkemesince) yapılması gerekeceği–
Borçlunun icra dairesine başvurarak hakkında yapılan takibe itiraz etmiş olmasının, ayrıca şikayet yolu ile icra mahkemesinden “ödeme emrinin iptalini” istemesine engel teşkil etmeyeceği–
Ölü kişi hakkında takip yapılamayacağı gibi, bu şekilde başlatılan bir takibin mirasçılara da yöneltilemeyeceği– (Not: 6100 sayılı yeni HMK’ nun 124/4 maddesindeki “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.” şeklindeki yeni düzenleme nedeniyle, bu kararlar önemini yitirmiştir…
Borçlu tarafça gönderilen ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline yönelik olumlu bir karar alınmadığı sürece, icra müdürlüğünce borçlunun başvurusu kabul edilerek “takibin durdurulmasına” karar verilemeyeceği–
‘Tebliğ tarihinin düzeltilmesi yönündeki’ isteğin ‘şikayet’ niteliğinde olup İİK’nun 16/I maddesi gereğince ‘tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde’ icra mahkemesine başvurulması gerekeceği–
Kanunun emredici kurallarına aykırı olarak yapılan işlemlere karşı yapılan şikayetin süreye tabi olmadığı–
Ödeme emrinin tebliğine ilişkin belgede, tebliğ memurunun ad ve soyadının bulunmamasının usulüne uygun bir tebliğ işlemi olarak değerlendirilemeyeceği-
