Bozma öncesinde yapılan icra işlemleri ve haciz işleminin geçerli olup, haczin devam edeceği; icra mahkemesinin de takibe konu ilam Yargıtayca bozulsa dahi haczedilmezlik şikayetinin esasını inceleyip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği–
Borçluya ödeme emri tebliğ edilmese bile, alacaklının takibi sürdürme iradesi mevcut olduğu sürece, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemiş olmasının, borçlunun şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği–
Kredi sözleşmesini ‘müteselsil borçlu ve müteselsil’ kefil sıfatıyla imzalamış bulunan ayrıca ‘asıl borçlu’ ve ‘ipotek veren üçüncü kişi’ konumunda olmayan kişi hakkında, ‘ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile’ takip yapılamayacağı, bu kişinin hakkında hatalı olarak yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibi, ‘süresiz şikayet’ yolu ile iptal ettirebileceği– ‘Asıl borçlu’ ve ‘ipotek veren üçüncü kişi’ sıfatını taşımayan, müteselsil kefil adıyla kredi sözleşmesini imzalamış olan kişi hakkında yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin süresiz şikayet yolu ile iptali gerekeceği–
Vekaletname fotokopisinde Türkiye Barolar Birliği pulunun bulunmamasının vekil tarafından yapılan itirazı geçersiz kılmayacağı, baro pulu eksikliğinin tamamlanması için icra müdürlüğünce borçlu (alacaklı) vekiline süre verilmesi gerekeceği–
Finansal kiralama konusu malların kiracının veya kiralayanın borcundan dolayı haczedilmesi halinde, 7 günlük şikayet süresi içinde haczedilmezlik şikayetinde bulunulabileceği–
Borçlunun takipten sonra ölmüş olması halinde, alacaklının “tereke aleyhine” veya “mirasçılar aleyhine” takibin devamını istemesi gerekeceği–
Takiple temerrüde düşen borçlunun icra dairesine yapacağı kısmi ödemelerin önce işlemiş faiz ve icra masraflarına mahsup edileceği, BK.84 (şimdi; TBK. mad. 100) uyarınca bu durumun icra müdürlüğünce doğrudan doğruya uygulanacağı-
İcra iade edilirken üçüncü kişilerin iyiniyetle kazandıkları hakların korunacağı, buradaki iyiniyetten maksadın “alacaklının haksızlığının üçüncü kişilerce bilinmemesi” olduğu–
Borçlunun yetki itirazı kabul edilerek icra mahkemesince “dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesine” karar verilmiş olması halinde, alacaklının bu kararın kesinleşmesini beklemeden yetkili icra müdürlüğünde takibe geçmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı–
Borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için, bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesinin zorunlu olduğu–