4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca, alacaklı bankanın asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ödenmesini isteyemeyeceği; kefilin bu konudaki şikayetinin süreye bağlı olmadığı-
İcra takip dosyasında ‘taraf’ durumunda bulunmayan üçüncü kişilerin borçlu hakkın yapılmış olan işlemlere yönelik olarak şikayette bulunamayacağı–
İİK. nun 82/1 maddesi dışındaki haczedilmezlik şikayetleri 7 günlük hak düşürücü süreye bağlı ise de doğrudan kamu düzenine ilişkin olduğundan –yürürlükten kalkmış olan- 506 s. Kanunun 121. maddesi ve 1479 s. Kanunun 67. maddesine ( ve bu hükümlerin yerini almış olan 5510 s. Kanunun 93. maddesine) dayanılarak ileri sürülen haczedilmezlik şikayetlerinin süreye bağlı olmadan ileri sürülebileceği-
İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (joint ventura’nın) tüzel kişiliği bulunmadığından, taraf ehliyeti de olmadığı; ortakların, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak ve tüm varlıklarıyla sorumlu oldukları–
Takip alacaklısının bozma üzerine verilen kararı takip dosyasına ibraz ederek, bu ilama göre yeni bir icra emri çıkarması gerekirken, bu takipten feragat etmeksizin yeni bir takip başlatamayacağı–
Varlık yönetim şirketleri 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan istisna edilmiş olduğundan, yargı harçlarının da -5 yıl süre ile- bu istisna kapsamında olduğu–
Alacaklı vekilinin icra dairesine başvurarak “vekalet ücreti hariç alacağın aslından feragat etmiş olan” müvekkili alacaklıdan icra vekili ücretini isteme olanağı bulunduğu–
Tebligat Kanununun 21. maddesine göre “komşuya haber verilemediği için” tebligatın geçersiz kabul edilemeyeceği, ancak “muhatabın adreste neden bulunmadığının, adı geçenin tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği” hususlarının tebliğ memurunca araştırılıp belgelendirilmesi gerekeceği–
Takip tarihinde lehine iştirak nafakası hükmedilen çocuğun reşit (ergin) olması nedeniyle takibin velayet hakkı kendisine verilen annesi tarafından açılmasında ve çocuğun ergin olduğu tarihe kadar ilamla artırılan nafakaları istemesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı–
Takip dayanağı ‘ilam’da hükmedilen alacağın (tedbir nafakasının, inkar tazminatının, maddi/manevi tazminatın, birikmiş nafaka farklarının vs.) ya da ‘ara kararı’ ile hükmedilen birikmiş nafaka alacağının faizinin ne zaman başlayacağının belirtilmemiş olması –yani; ‘faizin başlangıcı’ hakkında ilamda bir hüküm bulunmaması halinde, karar tarihinden itibaren faiz istenebileceği; ancak hükmün infazı için kesinleşme gereken hallerde faizin, ilamın kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı–