Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine dair başvuru öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihten yedi gün sonra yapıldığından şikayetin süre aşımından reddi gerekeceği-
B.ye borç muhtırasının iptalinin icra mahkemesinden şikayet yoluyla istenebileceği, icra müdürlüğüne yapılan itirazın hukuki sonuç doğurmayacağı-
İcra Müdürlüğü tarafından yürütülen takip sonucu harç alınması işleminin, kanuna aykırılığı iddiasının şikayet yolu ile İcra Mahkemesinde çözümleneceği; mahkemenin incelemeyi, söz konusu icra dosyası üzerinde yaparak, işlemin Kanuna uygun olup olmadığı hususunda karar vereceği- Harç alınması işleminin, kanuna aykırılığı iddiasının adli yargılamanın bir parçasını oluşturduğu ve adli yargı yerince çözümlenmesinin gerektiği-
Borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunduğu taşınmazla ilgili olarak tapuda 31.07.2014 tarihinde haciz şerhinin işlenip, borçluya, İİK'nun 103. maddesine ilişkin davetiyenin tebliğ edilmeyip, borçlunun hacizlerden 21.10.2015 tarihinde haberdar olduğunu beyan ettiğinden 21.10.2015 tarihinde yapılan meskeniyet şikayetinin 7 günlük süre içerisinde olup incelenmesi gerektiği-
Mütemmim cüz niteliğindeki şeylerin, bütünden ayrı haczedilemeyeceği- Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna gidilebileceği-
İlamda taraf olmayan, takip talebinde borçlu olarak yer almayan şikayetçiye icra emri gönderilmesinin ilamlı takip hükümlerine uygun olmadığı, kat maliklerine karşı ilama atıf yapılmak suretiyle ancak ilamsız takip yapılabileceği, mevcut ilamlı takipte ise kat maliklerine, İİK.nun 89. maddesi hükmü uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilerek aidatlarını icra dosya hesabına yatırmalarının da istenebileceği, bunun dışında ilamın yargılamasında yer almayan, takip konusu borcun doğduğu dönemde kat maliki olup olmadıkları ilamdan net bir şekilde anlaşılamayan kişilere ilamlı takibin yöneltilmesi ve icra emri gönderilmesinin, ilamlı takip hükümlerine uygun olmadığı, bu nedenlerle mahkemece (süresiz yapılabilecek olan bu) şikayetin kabulü ile şikayetçi yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Borçlu kurumun icra vekalet ücreti borcunu, icra dairesi vasıtasıyla öderken gelir vergisi kesintisi yapmasının hatalı olduğu, stopaj ile ilgili kesinti yapılamayacağı-
Takasa konu alacağın İİK. mad. 68 hükmündeki belgelere dayalı bulunması, bu alacakla ilgili olarak icra takibi yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması ya da alacağın ilama bağlanmış olması hallerinde takas ve mahsup itirazının nazara alınabileceği, bu istemin, takibin her safhasında ileri sürülebileceği-
103 davetiyesinin borçluya tebliğ edildiğine ilişkin tebligat mazbatasının dosyada bulunmadığı görüldüğünden, borçlunun icra mahkemesine sunduğu dilekçesinde belirttiği tarihin, öğrenme tarihi kabul edilerek başvurunun süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği- İcra ve İflas Kanununda taşınmaz haczinin yenilenmesine dair bir müessese mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından da olsa, konulan her haciz yeni bir işlem olup borçlunun her haciz için şikayet hakkının olduğu-
İdareye takipten önce başvuru yapılmış olmasının (İYUK. mad. 28/2 uyarınca) yeterli olduğu ve idarenin bildirilen hesaba ödeme ile borcundan kurtulacağı, idarenin ahzu kabz yetkisine ilişkin inceleme ve değerlendirme yapamayacağı-
