ASAT Genel Müdürlüğü'nün muhtıranın iptali ve haciz işlemlerinin durdurulması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan başvurunun şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekeceği-
İdarenin, 2886 s. Devlet İhale Kanunu ve 4734 s. Kamu İhale Kanunu kapsamında aldığı teminatlara haciz konulması halinde, idarenin bu işlemin iptali için icra mahkemesine süresiz olarak şikayet yoluna başvurabileceği-
Herkes için kesinleşmiş olan “ihale şartları” çerçevesinde yapılan ihalenin de kesinleşmesinden sonra KDV’nin düşük olması gerektiğinden bahisle iade isteminin icra mahkemesinde ileri sürülemeyeceği-
Borçlular tarafından iflasın ertelenmesi kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca aleyhlerine yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesi istemine yönelik şikayetin süresiz olarak yapılabileceği- İhtiyati tedbir kararı kapsamı dışında tutulduğundan, borçlu aleyhine başlatılan takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız icra takibinin iptaline karar verilemeyeceği-
Şirket adına talepte bulunan kişinin şirket adına dava takip yetkisi olmadığı yargılama boyunca mahkemece fark edilmediği gibi, taraflarca da ileri sürülmediğinden, mahkemece HMK'nun 115. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle istemin usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tedbir kararında, tedbir kararından sonra takip yapılmasının yasaklanmadığı yalnızca icra takiplerinin "durdurulması" ile sınırlı olarak tedbir kararı verildiği, bu kararın icra mahkemesince yorumlanamayacağı ve tedbir kararından sonra başlatılan takibin hali hazırda icra müdürlüğünce durdurulduğu da göz önüne alınarak, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Rehin hakkının ticari işletme sahibinin veya kredi müessesesinin veya alacaklının yazılı talebi üzerine ticari işletmenin kayıtlı bulunduğu ticaret veya esnaf ve sanatkar siciline tescil ile doğacağı ve sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 10 gün zarfında tescilin talep edilip, ilgili sicil memurluğunca işlemin yerine getirileceği- Şekil koşullarının ticari işletme rehin sözleşmesi bakımından kurucu nitelik taşımakta olduğu ve madde metninde geçen 10 günlük sürenin de hak düşürücü süre mahiyetinde olduğu- Davacı takip borçlusunun, ticari işletme rehnine konu mallar üzerine konulan "hacizlerin kaldırılması"na ilişkin talebinin "istihkak iddiası" niteliğinde değil, "şikayet" niteliğinde olduğu- Mahkemece, davacı-borçlu ile dava dışı şirket arasında yapılan ticari işletme rehni sözleşmesinin ilgili ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilip edilmediği, edildi ise hak düşürücü süre içerisinde tescilin yapılıp yapılmadığı hususları re'sen dikkate alınarak, sözleşmesinin süresinde ve usule uygun şekilde tescil edildiğinin belirlenmesi durumunda "rehin sözleşmesi kapsamında kalan mallar bakımından davanın kabulüne; tescil edilmemiş veya süresinde tescil yapılmamışsa davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
İİK.nun 17. maddesinde; şikayetin İcra Mahkemesi'nce kabulü halinde, şikayet olunan muamelenin bozulacağının yahut düzeltileceğinin belirtildiği-
Yabancı para borcunun faizinde, 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin esas alınması gerektiği-
HUMK. mad. 443/4. (HMK. mad. 367/2.) gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemeyeceği- Ayrıca, boşanma kararının "eklentisi" olan çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hükümlerde aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekeceği, bir başka anlatımla boşanma hükmü kesinleşmiş ise eklentilerin (yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmeyeceği- Bu durumda, takip tarihinde ilamın henüz kesinleşmemiş olduğu göz önünde bulundurularak şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-