Taşınır malın değerinin ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı, öncelikle, hükmolunan taşınırın değerinin, borsa veya ticaret odası bulunan yerlerde bu odalardan sorulması, olmayan yerlerde ise icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilmesi gerektiği-
Kamu bankalarının yanı sıra Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu gibi kamu tüzel kişiliği olan bir kurumun dahi ihtiyati haciz taleplerinde teminat aranmayacağı, ancak Özel kanun hükümleri ile yapılan düzenlemeler sayesinde mümkün hâle gelmişken, özel hukuk tüzel kişisi olan bir bankanın, teminat mektubunun mahiyetiyle bağdaşmayan bir yorumla teminattan muaf tutulmasının kabulünün mümkün olmayacağı-
Yargıtay’dan tehiri icra kararı getirmek suretiyle icra memurunca süre verilmesi için yatırılan teminatın, süresinde tehir icra kararı getirilmediği için alacaklıya ödenmiş olması halinde, olaya İİK.’nun 40. maddesinin değil 361. maddesinin uygulanması gerekeceği – İtirazın iptali davasında alacaklı lehine verilmiş olan hükmün Yargıtay’ca bozulduktan sonra yeniden yargılama sonucunda alacaklının haksız olduğunun anlaşılması halinde, kendisine ödenen paranın İcra Müdürlüğü’nce ayrıca hükme hacet kalmadan, İİK.’nun 361. maddesine göre kendisinden geri alınabileceği, bu durumda İİK.’nun 36. ve 40. maddelerinin uygulanamayacağı-
İtirazın iptali davasında alacaklı lehine verilmiş olan hükmün Yargıtayca bozulduktan sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda alacaklının haksız olduğu sabit olursa, kendisine ödenen paranın icra müdürü tarafından ayrıca hükme hacet kalmadan geri istenebileceği, olaya İİK’nun 36 ve 40. maddelerinin uygulanamayacağı–
Yerel Mahkemenin karar düzeltme istemini dava dosyasını Yargıtay'a göndermeden kendisinin reddetmesi usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tehiri icra kararının icra dosyasına sunulmaması nedeniyle ilama konu tazminatın alacaklıya ödenmesinden sonra ilamın Yargıtayca bozulması üzerine, alacaklıya ödenen paranın istirdadı için borçlu tarafından genel mahkemede dava açılamayacağı (Bu konuda açılan davanın ‘hukuki yarar yokluğu’ nedeniyle reddedilmesi gerekeceği)–
İİK.nun 36. maddesi gereğince Yargıtay’dan “icranın geri bırakılması” yönünde karar getirmek üzere borçluya mühlet verilmesi halinde icra takibi olduğu yerde duracağından, bu tarihten önce konulan hacizlerin geçerliliğini sürdüreceği (ve icra mahkemesince “bu hacizlerin kaldırılması” doğrultusunda karar verilemeyeceği)-
İİK. 36.maddesi uyarınca Yargıtay'dan icranın geri bırakılması yönünde karar getirilmek üzere borçluya mühlet verilmesi halinde, icra takibi olduğu yerde duracağından, bu tarihten önce konulan hacizlerin geçerliliğinin etkilenmeyeceği,hacizlerin kaldırılamayacağı-
Tehiri icra kararı alınarak ilgili teminat mektubu da takip dosyasına konulmuş olup, sözü edilen bu karar ibraz eden borçlu şirket açısından geçerli olacağından mehil talebinde bulunmayan diğer borçlu yönünden bu kararın bağlayıcılığının olmadığı ve bu nedenle alacaklının diğer borçlu yönünden icra takibinin sürdürülmesine yönelik istemin icra müdürlüğünce reddedilmesinin isabetsiz olduğu-
İİK’nun 36. maddesinin, İİK’nunda özel hüküm bulunmadıkça (İİK. 69/IV, 97/III, 97/XIV, 269c/III, 276/III) icra mahkemesi kararları hakkında uygulanmayacağı–