Kiracı-borçlu tarafından açılan menfi tespit davası sonucunda “yapılan icra takibi nedeniyle kiracının borcunun bulunmadığı” nın anlaşılması halinde, alacaklı-kiralayanın takip yapmakta haksız olduğunun ortaya çıkmış olacağı; icra mahkemesince, alacaklı-kiralayanın tahliye talebi reddedilirken, davacı-borçlu yararına “maktu” vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekeceği-
Borçlu-kiracının, icra mahkemesinin tahliye kararının kesinleşmesinden sonra da “menfi tespit davası” açabileceği, çünkü, icra mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği; menfi tespit davasının borçlu-kiracı lehine sonuçlanması halinde, ilamsız tahliye takibinin derhal duracağı, bundan sonra icra mahkemesinin tahliye kararı veremeyeceği; icra mahkemesinin tahliye kararı vermesinden sonra menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde ise, tahliye kararının icrasının kendiliğinden duracağı-
İcra mahkemesine verdiği dilekçede “tahliye” isteminde bulunmuş olan alacaklı-kiralayanın, daha sonra ıslah dilekçesi vererek “itirazın kaldırılması” talebinde bulunamayacağı-
İİK. 269 d'de İİK. mad. 67'ye atıf yapılmamış olması, tahliye istemli kira alacağının tahsiline ilişkin takibe itiraz edilmesi halinde, kiralayanın mahkemede "itirazın iptâli alacağın tahsili ve kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi" için dava açmasına engel teşkil etmeyeceği–
Kiracı-borçluların ihtarlı ödeme emri üzerine kira sözleşmesine itiraz etmemeleri halinde, kiracılık ilişkisinin kesinleşmiş olacağı ve icra mahkemesindeki duruşma sırasında İİK.’nun 63. maddesine göre icra dairesine yaptıkları itirazla bağlı olup itiraz sebeplerini genişletemeyecekleri ve değiştiremeyecekleri (Ancak Yargıtay içtihatları uyarınca takip konusu borcu ödediklerini belirten belgelerini yargılamanın her aşamasında ibraz edebilecekleri)-
Borçlu-kiracının ödeme emrini aldıktan sonra alacaklı-kiralayan ile arasındaki sözlü kira sözleşmesini inkâr etmeyip “borçlu olmadığını” ileri sürmesi halinde, alacaklı-kiralayanın “itirazın kaldırılması” için icra mahkemesine başvurabileceği gibi “itirazın iptali” için de genel mahkemede dava açabileceği; icra mahkemesinin, genel mahkemede açılan “itirazın iptali davası” nın sonucunu beklemesi gerekeceği-
Davalı borçlu ödeme emrinin tebliği üzerine yapmış olduğu itirazında kira ilişkisine ve kira miktarına karşı çıkmayıp borcu olmadığı savunmasında bulunduğuna göre İ.İ.K.’nun 68.maddesindeki belgelerden birisi ile savunmasını kanıtlamak zorunda olduğu-
İtiraz edenin iyi ya da kötüniyetine bakılmaksızın "itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlunun, talebin aynı nedenlerle reddi halinde" ise, alacaklının diğer tarafın talebi üzerine %40'tan (şimdi %20'den) aşağı olmamak üzere tazminata hükmedileceği-
Davalı kefilin yargılama sırasında icra inkar tazminatı isteminin bulunduğu, reddedilen kira alacağı üzerinden davalı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği-