5510 Sayılı Kanun'un 93. maddesindeki bu düzenleme kamu düzeni ile ilgili olup haczedilmezlik şikayetinin de herhangi bir süreye tabi bulunmadığı, bu durumda mahkemenin emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılması hükmüne yönelik davalı alacaklı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı- Sonradan gelen yasal düzenleme ile haczin mümkün olmaması karşısında kusuru olmayan davalı alacaklı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi karşısında harçtan muaf olmayan davalı aleyhine karar-ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, SGK. nun harç ödemeden dava açtığı gözden kaçırılarak " Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, " şeklinde karar verilmesi ve bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince gözden kaçırılması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Temyiz yoluna başvuran haciz alacaklısı olup üçüncü kişi konumundaki SGK'nun ihalenin feshi şikayetinde şikayet olunan olarak gösterilmesinin ve ihalenin feshi kararı ile birlikte aleyhine yargılama giderlerine yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu- İlk Derece Mahkemesince dosyada davalı olarak işlem gören SGK'nın harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak, davalı SGK'ya harç yükletilmesinin hatalı olduğu-
İpotek borcunun şikayet yargılaması devam ederken ödenmiş olmasının şikayeti konusuz bırakmayacağı- Şikayetçi taşınmaz malikinin 2 adet bağımsız bölümünün ipotek limiti ............ TL olup doğmuş ve doğacak borç için kurulmuş bu ipotek limit-üst sınır ipoteği olup takip öncesi kat ihtarı şikayetçiye tebliğ edilmekle İcra ve İflas Yasasının 150/ı maddesine göre kaldığı, bunu mahkemeye bildirmelerine rağmen şikayetin kabulüne karar verildiği, müvekkili aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Mahkemece davacıya, Harçlar Kanunu' nun 30. maddesi uyarınca harçları tamamlaması için bir sonraki celseye kadar süre verilmesi gerekirken, verilen iki haftaya itibar edilerek sonuca gidilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlar gözden kaçırılarak davacının istinaf talebinin esastan reddi hatalı olup, bu hususun Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirdiği, İlk Derece Mahkemesince yapılacak işin öncelikle davacıya nispi harca yönelik olarak Harçlar Kanunu' nun 30. maddesine uygun şekilde süre verip, harç yatırılırsa teminat şartına ilişkin işlemleri yeniden yaparak sonuca gitmek olduğu- Harçlar Yasası'nın 27-28. maddelerine göre; harca tabi davalarda, dava açılırken davacıdan bir başvurma harcı ve nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin olarak alınacağı, dava açılırken, harcın eksik alınmış olması halinde, Mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanunu'nun 30 ve 33. maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidileceği ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verileceği, şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise dosyanın işlemden kaldırılacağı ve HMK'nin 150. maddesi uyarınca süresinde tamamlanarak yenilenmez ise açılmamış sayılmasına karar verileceği-
Dayanak ilamın ortadan kalkması sebebiyle şikayetin konusunun kalmadığı düşünülerek, konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ile borçlunun şikayet yoluna başvurmakta haklı olduğu anlaşıldığından yargılama giderlerinin alacaklıya yüklenilmesi gerekeceği-.
Mahkemenin " haciz tarihi itibariyle yapılan iş ve ödeme miktarları da göz önünde bulundurularak mahcuzların mülkiyetinin davacı 3. kişiye geçip geçtiği anlaşıldığından davacının istihkak davasının kabulüne" şeklindeki, anlam bütünlüğü bulunmayan ve tek cümleden oluşan gerekçenin, 6100 Sayılı HMK' nun 27. ve 297. maddelerinde açıklanan nitelikte bir yasal gerekçeyi içermediği- Mahkemece bir bütün olarak davacının istihkak davasının kabulüne karar verilmiş ise de, davanın esası hakkında asıl ve birleşen dosyalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmadığı gibi, asıl ve birleşen dosyalarda farklı tarihlerde haczedilen menkuller yönünden de istihkak iddiasında bulunulduğu halde bunları da kapsayacak bir hüküm kurulmamasının hatalı olduğu- İstihkak davasının konusu "menkul mallardan" oluşmasına rağmen hüküm yerinde "taşınmazlar üzerindeki" hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu- Yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği- Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak tazminata, harca ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
İhalenin feshi talebinin 30.11.2021 tarihinden sonra, kanunda belirtilen istisnai taraflar dışında kalan gerçek ya da tüzel kişiler tarafından yapılması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ve nispi harcın yarısının peşin yatırılacağı, ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi gerektiği-
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin götürü bedelli olduğunun, sözleşmenin feshedildiğinin, yapılan işin seviyesinin mahkemece tespit ettirildiğinin anlaşıldığı, eser sözleşmesi feshedildiğine göre yapılan imalatın bedelinin belirlenerek, ödenen bedelden mahsubu ile fazla ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerekeceği, götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekeceği- Davalı vekilinin iflas ile vekalet ilişkisi sona erdiğinden ve tasfiye memuru vekil tutmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Şikayetçinin, satış isteyen alacaklı ya da borçlu olmadığı, resmî sicilde kayıtlı ilgili ve sınırlı ayni hak sahibi sıfatları bulunmadığı, ihaleye konu taşınmaz hissedarlarından ............... hakkında açılan vesayet davasında vasi adayı olarak yer alan üçüncü kişi konumunda olduğunun anlaşıldığı, mahkemelerin şikayetçinin, ihalenin feshi talebi bakımından aktif husumetinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmeleri isabetli olmakla birlikte şikayetçinin, Kanun'da sayılan ilgililerden olmaması nedeniyle anılan düzenlemeler çerçevesinde; şikayetçiden ihale bedeli üzerinden nispi harç alınmasının ve şikayetçinin ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat göstermesinin gerektiği-
