“Tahrifat iddiası”nın, borca itiraz niteliğinde olduğu-
Bonoda “yazı” ve “rakam” ile gösterilen iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen miktara itibar edileceğinden; rakamla gösterilen miktara göre takipte bulunan alacaklının “ağır kusurlu” sayılarak, borca itirazında haklı çıkan borçlu yararına, takibin iptal edilen kısmı üzerinden tazminata da hükmedilmesi gerekeceği-
Alacaklının, bonoya dayalı olarak “genel yetkili icra dairesinde” (ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde) veya “bonoda gösterilen yerdeki icra dairesinde” icra takibinde bulunabileceği-
Yetkili olmaları koşulu ile birden fazla icra dairesinin yetkili olduğunun, yetki itirazında bulunan borçlu tarafından bildirilebileceği-
Takip konusu çek aslının takibe başlanıldığı zaman alacaklıya iade edilmiş olması halinde, borçlunun yaptığı şikayetin kabul edilerek “ödeme emrinin iptaline” karar verilmesi gerekeceği-
Kendisine açıkça çek düzenleme yetkisi verilmemiş olan vekilin düzenlediği çekten, çeki imzalamış olan kişinin şahsen sorumlu olduğu-
“Alman Markı olarak düzenlenmiş olan bononun düzenlediği tarihte, Alman Markının tedavülden kaldırılmış olduğu” gerekçesiyle bu bonoya dayalı olarak yapılan takibin iptaline karar verilemeyeceği - Takip konusu Alman Markı üzerinden düzenlenmiş olan senedin değerinin (alacak miktarının) EURO’ya göre belirleneceği-
Borçlunun “borca itiraz”da bulunurken aynı zamanda “tebligatın da usulsüz olarak tebliğ edilmiş olduğunu” belirtmiş olması halinde, icra mahkemesince önce “tebligatın usulsüzlüğü”ne ilişkin şikayetin incelenmesi ve onun sonucuna göre diğer itirazın karara bağlanması gerekeceği-
Borçlunun “senet sureti ile birlikte kendisine ödeme emrinin gönderilmemiş olduğunu” ileri sürerek şikayette bulunmuş olması halinde, ödeme emrinin üzerindeki şerhte “tebliğ zarfının içinde senet suretinin bulunduğu” hususunun belirtilmemiş olması halinde, şikayetin kabul edilerek, “ödeme emrinin iptaline” karar verilmesi gerekeceği—