TTK’ nun 5.maddesi uyarınca iş bölümü sebebi ile gönderme kararları kesin nitelikte ise de gönderme kararının niteliğine uygun düşmeyen vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmayacağı-
Bonolar sebepten mücerret borç senetleridir. Davacı dava konusu bononun muvazaalı olarak alındığını iddia ettiğine göre bu iddiasını HUMK’ nun 288 vd. maddeleri uyarınca yazılı delille kanıtlamakla zorunlu olacağı-
TTK. nun 688/7.maddesi uyarınca bononun tanzim edenin imzasını taşıması zorunludur. Söz konusu maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş olup, pul üzerinde ve açıkta birden fazla imzanın bulunması ya da ismin yazılması şartı öngörülmediğinden takip konusu bonoda çift imzası bulunan davacının imzalardan bir tanesini şirket adına diğerini de kendisi adına attığı, dolayısıyla takibe konu bonodan dolayı borçlu olduğuna karar verilmesi gerekeceği-
Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu karinenin aksine olarak dava konusu çeklerin, davalı şirket otellerinde kalacak müşterilerinin konaklama bedeline karşılık avans olarak verildiğini ve taleplerinin karşılanmadığı yolundaki iddiasını davacının usulen kanıtlaması gerekeceği-
T.T.K.'nun 592. maddesine göre açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Davacı senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Boş olarak verilen senedin lehdar hanesine senedin verildiği kişinin ya da bir başka kişinin isminin yazılmasının bu kuralın geçerliliğini etkilemeyeceği-
Açılmış verasetin iptali davası sonucunun, miras hakkına dayalı mülkiyet hakkının bulunup bulunmadığı yönünden belirleyici olacağı-
İcra dosyasında borcun dava açılmadan ödendiği ve bu dosyada herhangi bir borcun kalmadığı, bu nedenle de davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacı bonoları davalı ile aralarındaki sözleşme gereğince yapılan tasfiye sonucunda ortaya çıkan borcuna ilişkin verdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74’üncü (Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26’ncı) maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralına aykırı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olacağı-
Bono bedelinin davalı M.’ya ödenerek bedelsiz kaldığı ve diğer davalı H.’nin kötü niyetle bonoyu iktisap ettiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması karşısında davalının İİK’nın 72/5. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatıyla sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekeceği-
