Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davası-
İİK'nun 45.ve167. maddesi gereğince alacağın rehinle temin edilmiş olmasının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmasına engel bir durum oluşturmayacağı-
Menfi tesbit davasında kabul edilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Davalı kayıtlarında davacının borçlu olmayıp 282,57 TL alacaklı gözüktüğü, davalı-müflis aleyhindeki kayıtların kendisini bağlayacağını, diğer davalı şirket ile asıl davalı şirketin ticaret sicilindeki adresinin aynı olduğu, ortakların bir kısmının aynı olduğu, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davaların kabulü ile, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki istirdat davası-
Davacı talebinde kısmen haklı olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Davacı tarafından satın alınan reyon tipi soğutuculardaki ayıpların yasal süresinde, usulüne ve yasaya uygun bir şekilde davalıya ihbar edilmediği bu nedenle davacının yasadan kaynaklanan ayıplı mallarla ilgili haklarını kullanamayacağı, sözleşmenin feshini ve tazminat isteyemeyeceği, aldığı mallar karşılığı davalıya verdiği ve 3. kişilere ödediği çek bedellerini de talep edemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Çekin mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğine karine teşkil etmesine avans olarak verildiğinin davacı tarafça usulüne uygun olarak kanıtlanamamış olmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
“Anayasanın 141/3 maddesi bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır,” buyurucu hükmü, HUMK 388 ve HMK 297 maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olması, bu maddenin 3. Bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunlu olduğundan, gerekçesiz şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektireceği-
Menfi tespit davası icra takibinden önce açıldığı için yetkili mahkemenin genel hükümlere göre tespit edilmesi gerekeceği-
