Taraflar arasındaki menfi tespit davası davası-
Islah taraflardan birisinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen ya da kısmen düzeltmesi olduğundan; ıslahta yeni bir dava açılmış sayılmayacağı, ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olması gerekeceği ve menfi tespit davsının buna göre sonuçlandırılması gerekeceği-
İstirdadına karar verilen miktarın hesaplanmasında maddi hata yapılmıştır. Anılan bu hata usuli kazanılmış hakkın istisnalarından olup yapılan yanlışlık yeniden yargılmayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasının uygun görüleceği-
Kambiyo senedinin geçerli olabilmesi için imza yeterli olup ayrıca keşideci gerçek veya tüzel kişinin yazılma zorunluluğunun bulunmadığı-
Davalı bankanın kredi sözleşmesine dayanarak kredi alacaklarının tahsilini isteyebileceği gibi kendisine kredi sözleşmesinden doğan borçla ilgili olarak ciro edilen kambiyo senetlerine dayalı olarak tahsilde tekerrüre neden olmamak üzere takip yapmasına engel bulunmadığı-
Çekin keşideci elinde olmasının ödemeye karine teşkil edeceği-
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/I maddesine göre, “Bu Kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması hâlinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır.” Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı-
Nispi temyiz harcı verilen kesin süre içinde yatırılmadığı takdirde kararın temyiz edilmemiş sayılacağı-
Kambiyo senedine karşı menfi tespit davası açan keşideci, lehdara karşı borçlu olmadığını artık HUMK'un 290 vd. maddesi (HMK'nın 201.maddesi) uyarınca ispat ettikten sonra bonoları ciro yoluyla devralan kişilerin keşideci zararına bile bile aldığını her türlü delille ispat edebilir. Mahkemece davacı keşidecinin öncelikle lehdara borçlu olmadığına ilişkin delillerinin sorulup değerlendirildikten sonra davalı hamilin kötü niyetli olup olmadığı konusunda TTK'nun 599. maddesi uyarınca inceleme yapılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceği-