Menfi tespit davası istemi-
Bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olup (HMK. mad. 6.), sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu (HMK. mad. 10)-
Menfi tespit davasına bakan mahkemece iddianın genişletilmesi kapsamında değerlendirilmişse de, borçlunun ehliyetinin yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekeceği-
Kefilin, kefalet limitiyle sınırlı olarak kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu- Asıl borçlu aleyhine açılan takibin haricinde, kefil aleyhine de “tahsilde tekerrür olmamak” kaydına yer vermeden takip açılması ve fiilen yapılan tahsilatların alacaktan mahsup edilmeyerek, mükerrer tahsilata neden olabilecek şekilde icra takipleri yürütülmesinin isabetsiz olduğu-
Menfi tespit davası sırasında borcun ödenmesi nedeniyle istirdat davasına dönüşen alacak için karar kesinleşmeden ihtiyati haciz talep edilemeyeceği-
Genel kredi sözleşmesinin aslının davalı banka tarafından ibraz edilememesi nedeniyle mahkemece menfi tespit davası kabul edilmişse de, kredinin davacı tarafa ödenmiş olması halinde genel kredi sözleşmesinin aslı olmasa da davacının borçtan sorumlu olacağı-
Kural olarak menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğu-
Sahtelik nedenine dayalı olarak açılan menfi tespit davasında mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibinin durdurulabileceği, sadece senedin sahteliğinin iddia edilmesinin takibi durdurmayacağı, cumhuriyet savcılığında senedin sahteliğine dayalı şikayet ve ceza mahkemesinde açılan dava da kendiliğinden icra takibini durdurmayacağı,ancak, cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilmesi halinde icra takibinin durdurulabileceği-
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yargılaması sırasında, vekalet altındaki kişi karar verilmeden önce 18 yaşını doldurmakla reşit olduğundan, artık davacı tarafından velayeten temsil edilmesi mümkün olmaması gerekeceği-