Mahkemece verilen tedbir kararının icra dosyasına sunulmadığı ve bu sebeple herhangi bir işlem yapılmadığından; davalının alacağına geç kavuşması durumundan söz edilemeyeceği için davacı aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerekeceği-
Davacının takibe konu senetlerdeki keşideci imzasının kendine ait olmadığını belirterek senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep ettiği davada, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre dava konusu senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davacının takibe konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya ödediği 8.645,44 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmesinin doğru olduğu-
Davalı tarafından itirazın iptali davasından önce davacı tarafça başlatılan icra takibine konu borca ilişkin menfi tespit ve ipotek terkin davası açıldığından; menfi tespit davasının eldeki dava dosyasını etkileyeceği dikkate alınarak, davalı tarafın açtığı davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Dava İİK.nun 72. maddesi hükmü gereğince açılan menfi tespit davası olduğundan; davanın açılışı gözetilerek kurulacak hükmün olumsuz, bir başka deyişle borçlu olunmayan kısmın tespitiyle bu miktar üzerinden davanın kabulüne şeklinde karar verilmesi gerekeceği-
İİK.nun 72.maddesi hükmü uyarınca menfi tesbit davasında borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi için alacaklının davayı kazanması yeterli olmayıp, ayrıca ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla alacağını geç tahsil etmesi gerekeceği-
Yapılacak haczin teminatla önlenmesine dair yasal düzenleme bulunmayıp, şikayetçi tarafından dosyaya haciz ve muhafaza işlemini durdurmak için teminat olarak yatırıldığı belirtilen miktarın dosya borcuna ödeme olarak yatırıldığının kabulü gerektiği, 3. kişinin söz konusu parayı genel hükümler çerçevesinde borçlulara karşı genel mahkemelerde açacağı dava ile isteyebileceği-
Dava konusu çeklerde davacı keşideci, davalı şirket ise lehtar durumunda olup, keşidecinin çeklerden dolayı lehtar aleyhine menfi tespit davası açabileceği-
Görülen menfi tespit davasında; dava konusu senedin lehdarı olan davalı hakkında mahkumiyet kararı verilmişse de ceza mahkemesi kararı henüz kesinleşmediğinden ve hukuk hakimi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ile bağlı olacağından ceza mahkemesi kararının sonucunun beklenmesinin gerekeceği-