Takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin davada “her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir” temel hukuk kuralından hareketle dava tarihinin gözetilmesi gerekeceği ve taraflarca ileri sürülen deliller toplandıktan sonra davacı yanın borçlu olup olmadığının tespiti ile açık ,anlaşılır ve infazda tereddüt uyandırmayacak bir şekilde olumsuz tespit hükmü kurulması gerekeceği-
Davalı kiraya veren sözleşme ile yüklendiği edimleri yine sözleşmede kararlaştırılan zamanlarda yerine getirmediğinden davacı kiracının sözleşmeyi akdin ilgili maddesi gereğince feshetmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davacının, kiraya verene herhangi borcunun bulunmadığının tespiti ve tazminat istekleri üzerinde durulması gerektiği-
Menfi tespit davasında, takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer veya davalı alacaklının ikametgahı mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olacağı-
Davalı-alacaklının, dava konusu çeki beyaz ciro ile devraldığı, çekin yetkili hamili olduğu ve bu nedenle çeke dayalı takip yapmasında da herhangi bir engel bulunmadığından mefi tespit davasının reddi gerektiği-
Mahkemece, taraflar arasındaki mutabakatın … TL olduğu yönündeki iddiasını davacının kanıtlamakla yükümlü olduğu gözetilerek araştırma ve inceleme yapılıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinin gerekirken, ispat yükünde hataya düşülerek karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Mahkemece takip dayanağı kredi sözleşmesine istinaden davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, davacının sözleşme tarihinden önce (yakın tarihli), attığı samimi imza asıllarının toplanarak, takip dayanağı sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda yeterli incelemeyi ve değerlendirmeyi içeren bir bilirkişi raporu (Adli Tıp Kurumu, Grafoloji Uzmanı, vs.) aldırılarak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekeceği-
İcra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için verilen ihtiyati tedbir kararı, menfi tespit davasının reddine karar verilmesi üzerine İİK'nun 72/4. maddesi hükmü uyarınca kendiliğinden sona erdiğinden ve dolayısıyla alacaklı takip dosyasındaki paranın kendisine ödenmesini isteyebileceğinden icra müdürlüğünce söz konusu talebin reddi yönündeki işlem tesisinin yasaya uygun olduğunu söyleyebilme olanağının olmadığı-
Davada mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla alacaklının alacağına kavuşması geciktirilmiş olduğundan tazminat talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesinin isabetsiz olduğu-
İcra Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmuş ise de, İcra Mahkemesi takip hukukuna ilişkin inceleme yapan dar yetkili bir mahkeme olduğundan mahkemece maddi hukuka ilişkin hüküm almayı amaçlayan iş bu menfi tespit davasında yeniden imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-