Menfi tespit davası-
Menfi tespit davası bozmaya uyularak-
Asıl davada itirazın iptali, birleşen davada menfi tespit davasında, kambiyo senedinin teminat senedi olarak keşide edildiği hususu yazılı delille ispatlanması gerektiği ancak taraflar arasında başka hiçbir hukuki ilişki bulunmadığı, tek ilişkilerinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, bu nedenle hiçbir tereddüte mahal kalmaksızın davaya konu senedin müteahhit olan davacının yapmayı vaad ettiği inşaat nedeniyle teminat amacıyla alındığı kabulünün doğru olmadığı, birleşen davaya konu bononun teminat senedi olduğunu kabule elverişli olmayıp, senet ihdas nedeninin aksinin davacının yazılı delille ispat etmesi gerektiğinden birleşen davanın reddi gerektiği-
Mahkemece davanın reddine karar verilerek, davalı tarafından dava dışı 3. kişiye ödenen bedelin 39.773,10 TL olduğu ancak davalının takibinde herhangi bir ayrım yapmaksızın 75.000 TL talep ettiği ve bu miktardan borçlu olmadığının tespitinin istendiği, talep edilen miktar içerisinde “Manevi tazminat” isteminin de olduğu davalı tarafından verilen dilekçe ile beyan edildiği halde, mahkeme tarafından manevi tazminata ilişkin hiçbir araştırma yapılmaksızın, bir başka deyişle manevi tazminat gerekip gerekmediği gerekiyor ise miktarının ne olacağı konuları üzerinde gerekli inceleme yapılması gerekirken talep edilen manevi tazminat yönünden de davanın reddine karar verilmesi şeklinde hüküm tesisinin doğru olmadığı-
Menfi tespit davası-
İcra takibinin dayanağı bononun sahte olarak  davalı tarafça oluşturulduğunun, istinaf aşamasında kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmekle, ilk derece mahkemesi'nin "davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesinde hukuka aykırı yön bulunmadığı-
Alacaklı cirantanın taraf olduğu menfi tespit davasında verilen kararın alacaklıyı bağlayacağı ve (çek her kim tarafından ibraz edilirse edilsin verilen ödeme yasağına ilişkin) tedbir kararının ona karşı hüküm ifade edeceği-
Menfi tespit davası-
İcra takibine konu çekten dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemi-
HMK'nun 209/1 maddesi gereğince sahte adi senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağının hükme bağlandığını, İİK'nın 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilebileceğini, kesinleşmeyen Ağır Ceza Mahkemesinin karara esas teşkil edemeyeceği ileri sürülerek ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılması talep edilmiş ise de; ağır ceza mahkemesinin karar örneğinin dosya içerisine alınmak suretiyle HMK'nun 209/1 maddesi gereğince karar oluşturulduğu ve mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında dosya içeriği ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalının istinaf talebinin reddine karar vermek gerektiği-