Davacının menfi tespit davasına dayanak yaptığı vakıa hakkında senet lehdarı N... hakkında açılan ceza davası beraatle sonuçlanmış olup davacılar tarafından gösterilen diğer deliller ve tanık ifadeleri davacının senedin zorla imzalattırıldığı iddiasını ispata yeterli olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalının kanalizasyon hizmetinden yararlanmayan davacının davalıya atık su uzaklaştırma bedeli ödemek zorunda olup olmadığı- Kendine ait kuyudan su kullanan ve atık suyunu kendi imkanları ile dereye boşaltan davacının atık su bedelinden sorumlu olacağı- Mahkemece, konusunda uzman bilirkişilerden atık su bedelinin hesaplanması için taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınması gerektiği-
Davanın, İİK'nın 72. maddesi hükmüne dayalı menfi tespit davası olduğu, bu durumda mahkemece HMK'nın 26. maddesi hükmü de gözetilerek taleple bağlılık kuralı çerçevesinde davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak, menfi tespite hükmedilmesi gerekirken, davanın niteliği gözardı edilerek olumlu tespit hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu-
Yetkili hamil tarafından keşideciye süresinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca alacağın tahsilinin talep edilebileceği-
Kısa karar ile gerekçeli karar hüküm fıkrası arasında çelişki bulunması ayrıca düzeltme şerhi adı altında hüküm fıkrasına yazılmayan bir şeyin sonradan eklenmesi de hukuken mümkün olmadığı-
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde, mukayese belgeler arasında davaya konu bonoların keşide tarihinden önceki tarihli belgelere rastlanılmadığı- Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor bu nedenle hükme esas alınamayacağı- Mahkemece davacının keşide tarihinden önceki imza incelemesine esas olacak belge asılları ilgili yerlerden getirtilerek bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin dar yetkili olduğu ve icra mahkemesince verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği; bu mahkemede yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkemede kesin delil olarak kabul edilemeyeceği- Bu bilirkişi raporuna dayanılarak genel mahkemece karar verilemeyeceği-