Alacaklının satış talebi üzerine yasal süre içerisinde satış avansını yatırıp yatırmadığı araştırılarak, şikayete konu haczin ayakta olup olmadığı tespit edildikten sonra, haczin geçerli olduğunun anlaşılması halinde, borçlunun usuli kazanılmış hakkı da nazara alınmak suretiyle hükmüne fiilen uyulan bozma ilamının gereklerine uygun bilirkişi raporu alındıktan sonra, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Şikayete konu hesaplardaki paraların tek tek incelenerek niteliklerinin açıkça belirtilmesi ile hesaplara “virman yolu ile yatan ve hesapta olan” paraların nitelikleri ve kaynağı belirlenerek hesabın havuz hesabı olup olmadığının tespiti gerekirken, şikayete konu hesaplardan EFT işlemi ile çıkan paraların niteliği değerlendirilmek sureti ile tesis edilen rapor isabetsiz olup, hesabın haczedilen paralara mı ilişkin olduğu yoksa havuz hesabı mı olduğu hususunun rapordan anlaşılamadığı, dolayısıyla raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı-
Meskeniyet şikayetinin kesin hüküm nedeniyle reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği-
Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verileceği-
Somut uyuşmazlıkta, borçlu Belediyenin şikayet dilekçesinde; haczedilen malların kentsel dönüşüm projelerine kaynak sağlaması amacıyla 2886 sayılı Kanun kapsamında satışı yapılacağından haczin devamı halinde üçüncü kişilerin mağduriyetine yol açacağını ve haczedilen taşınmazların değerinin icra konusu alacak tutarından çok fazla olduğunu ileri sürerek haczin iptaline karar verilmesini talep etmiş olduğu halde, borçlunun bu şikayet nedenleri hakkında İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme yapılmamış ve olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olduğu-
İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığının şart olduğu, bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekeceği- Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmesi gerekeceği- Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekeceği-
Somut uyuşmazlıkta; şikayetçi borçlu meskeni olduğunu iddia ettiği taşınmaz üzerine 29/12/2020 ve 28/09/2021 tarihlerinde hacizler konulduğunu, 103 davetiyesi gönderildiğini belirterek taşınmazın mesken olarak kullanılması nedeniyle İİK 82/12 maddesine göre şikayette bulunmuştur. Şikayet tarihi olan 22/08/2022 tarihi itibariyle 29/12/2020 tarihli haciz düşmüşse de, 103 davetiyesinde de yazılı olan 28/09/2021 tarihli haciz ayakta olup, bu hacizle ilgili de şikayete gelindiğinden işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekeceği-
Meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı olmadığı- Somut olayda, şikayetçi icra takibinde "borçlu" sıfatını taşımaması nedeniyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı-
Borçludan dava konusu taşınmazı satın alan ve tasarrufun iptali davasında üçüncü kişi konumunda olan şikayetçinin meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı (şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği-)
İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şart olduğu gibi, haczin yargılama süresince de ayakta kalması gerekeceği- Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle ve mahkemece re'sen İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşüp, düşmediğinin belirlenmesi gerekeceği-
