Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmında, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi bilgilerinin (mahkeme adı, karar tarihi, esas ve karar no bilgileri) hatalı yazılması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerektiği-
İlk Derece Mahkemesinin borca itiraza ilişkin kararına karşı şikayetçi tarafından katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulduğu halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunun incelenmediği ve salt alacaklının istinaf talebi değerlendirilerek inceleme yapıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin bozulması gerektiği-
Şikayet tarihi olan 01/06/2023 tarihi itibarı ile haciz ayakta ve geçerli ise de karar tarihi olan 19/12/2023 tarihi itibarı ile bir yıllık sürede dava konusu taşınmaza ilişkin usulüne uygun satış talep edilmediğinden yargılama esnasında haciz düştüğünden konusu kalmayan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığı ve şikayetin yapıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 17.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda meskeniyet şikayetine konu taşınmazın değerinin dava tarihi ve keşif tarihi itibariyle belirlendiği, haline münasip evin değerinin ise; 1.225.000,00 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince dava tarihi itibariyle tespit edilen bu değer üzerinden hüküm kurulduğu, ancak hükme esas alınan raporda şikayet konusu taşınmazın ve haline münasip evin değerinin haciz tarihi itibari ile belirlenmesi gerektiğinin göz ardı edildiği, dolayısıyla raporun bu hali ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, borçlunun bu hususu da temyiz konusu yaptığı anlaşıldığından; İlk Derece Mahkemesince, bilirkişiden ek rapor aldırılarak haciz tarihi itibari ile evin değerinin ve haciz tarihi itibari ile borçlunun daha mütevazi semtlerde haline münasip evi alabileceği değerin tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için kararın bozulması gerektiği-
Somut olayda; meskeniyet şikayetine konu taşınmazda şikayetçi borçlunun malik olduğu, taşınmazda kat irtifakı/kat mülkiyeti tesis edilmediği, bu nedenle şikayetin taşınmazın tamamına ilişkin olduğu, bu hususun bilirkişi raporunda belirtilerek taşınmazın tamamının zemin ve yapı değeri itibariyle tümünün değeri ile tespit edildiği, mahkemece de bu rapor esas alınarak karar verildiği, buna rağmen bağımsız bir mülkiyet hakkının konusunu oluşturmadığı halde taşınmaz üzerindeki 3 nolu taşınmazın... aşağı olmamak üzere satılmasına şeklinde yazılması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Meskeniyet iddiasının bir haczedilmezlik şikayeti olduğu; mahcuzun değerinin ve borçlunun haline münasip alabileceği mesken değerinin haciz tarihi itibariyle belirlenmesi zorunlu olduğu-
12. HD. 17.11.2025 T. E: 4671, K: 7255
Yasal sürede satış avansı yatırılarak satış talep edildiği ve haczin düşmediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların ileri sürdüğü istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Borçlu T.C. Sağlık Bakanlığı, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelin 12. Sırasında genel bütçeli kamu idareleri arasında sayılmış olup mallarının İİK'nın 82/1-1. maddesine göre devlet malı niteliğinde olduğundan haczedilemeyeceği, bu nedenle başkaca bir araştırmaya muhtaç olmaksızın yasa gereği haczin kabil olmadığı açık olup İcra Müdürlüğünce bu husus değerlendirilerek haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin İİK'nın 82/son maddesine uygun düştüğü-
Meskeniyet şikayetinde bulunulan, taşınmaz üzerinde şikayet konusu haciz tarihinden önce, .................... Bankası A.Ş. lehine ipotek kaydının bulunduğu, ipotek senedinden anlaşılacağı üzere her türlü krediye karşılık olarak verilmiş ipotek olduğunun anlaşıldığı, bu ipotek dikkate alındığında söz konusu ipoteğin banka cevabi yazısında belirttiği gibi sadece konut kredisine münhasır verilmediği, borçlunun başka borçlarının da teminatı olarak tesis edildiği ve dolayısıyla zorunlu ipotek olmadığı, ipotek alacaklısı bankanın cevabi yazısında ipotek borcunun devam ettiğinin belirtildiği görüldüğünden, şikayete konu taşınmaz üzerinde hacizden önce tesis edilen ve haciz tarihi itibari ile de devam ettiği anlaşılan zorunlu olmayan ipoteğin mevcut olduğu anlaşılmakla, borçlu meskeniyet şikayetinden vazgeçmiş sayılacağı-
