Yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararından sonra, İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli yazısı ekinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilen 13.07.2023 tarihli, "icra dosyasının kapatıldığını içeren" Sulh Sözleşmesinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeden sonuca gidildiğinin görüldüğü, Bölge Adliye Mahkemesince sulh sözleşmesi değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu-
Takibin dayanağı olarak belirtilen hukuki işlemlere acentenin aracılık ettiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, aracılık etmediği bir sözleşme veya iş olmadığı için de acenteye asıl borçluların acentesi olarak ödeme emrinin tebliğ edilemeyeceği, bu durumda da ödeme emri tebliğ işlemlerinin yok hükmünde olduğu-
Taraflarca ileri sürülen istinaf sebeplerini ayrı ayrı incelenip, gerekçelendirilmeksizin soyut açıklama ile karar verilmesinin hatalı olduğu-
HMK'nın 305/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar, borçlar ve yükümlülüklerin tavzih yoluyla sınırlandırılamayıp ve değiştirilemeyeceği- HMK'nın 305/A maddesindeki şartlar da oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Harçtan muaf olan davalı SGK'na yargılama giderlerine harç katılarak harç yükletilmesinin hatalı olduğu-
Davanın açılma zamanı ve yargılama usulü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 118. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup dava dilekçesinin bizzat davacı tarafından mahkemenin tevzi bürosuna teslim edileceği yönünde bir düzenleme olmadığı gibi ilk derece mahkemesi gerekçesinin aksine dava dilekçesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının böyle bir iddia olmadığı halde mahkemece değerlendirilmesinin isabetsiz olduğu, o halde, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun dava tensibi hazırlanarak Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ve devamı maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca alınması gereken harçlar ve gider avansının yatırılması için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/2. maddesi uyarınca davacıya süre verilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hiçbir yasal düzenlemeye dayanmayan, varsayıma dayalı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin isabetsiz olduğu-
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlar hakkında karar düzeltme yoluna gidilmesinin mümkün olmadığı-
Vergi Dairesi Müdürlüğünün harçtan muaf olduğu, "davalı harçtan muaf olduğundan harca hükmedilmesine yer olmadığına, yatırılan tüm harçların karar kesinleştiğinde ve isteği halinde şikayetçiye iadesine" şeklinde karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, vergi dairesi kayıtlarına göre borçlu haciz yapılan adreste faaliyet göstermemiş, haciz mahallinde haciz sırasında hazır bulunmamış olup buna göre mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Haciz mahallinde bulunulan belgelerin çalışanın şahsi bilgisayarından ele geçirildiğinin iddia edilmesi, davalı üçüncü kişi yanında sigortalı olarak çalışan şahsın, borçlunun kaynı olması, anılan belgelerde yer alan adresin haciz adresinden farklı olması karşısında ele geçirilen belgeler karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği- Hacze konu menkullerin, vergi kayıtlarına göre çocuk kıyafeti üzerine faaliyet gösteren 3. kişinin faaliyet alanı ile uyumlu olduğu, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında akrabalık bağı vs ile organik bağ olduğuna dair dosya kapsamında bilgi belge de bulunmadığı, buna göre, davacı alacaklının dayandığı delillerin, üçüncü kişi lehine olan karinenin aksini ispat için yeterli görülmediği- Davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davacı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispatlayamadığı-
Şikayet hakkında duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilebilir ise de, somut uyuşmazlıkta bozma sonrası yapılan yargılamada duruşma açılması gerektiği, mahkemece de duruşma açılarak bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmesi karşısında; mahkemece taraflar duruşmaya katılmasa dahi yargılamaya devam ederek duruşmalı olarak şikayet hakkında karar verilmesi gerektiği-