Borca itirazın icra mahkemesince duruşma yapılarak çözümleneceği-
Vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu (7201 s. Teb. K. mad. 11, Avukatlık K. mad. 41 ve HMK. mad. 73, 81, 82, 83)- İİK'nun 169/a-1.maddesi gereğince borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanması gerekeceği-
Senet üzerinde bulunan yazıdaki sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olup, bu konunun da İİK'nun 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle, HMK.'nun 209. maddesinin bu yönden de uygulama yerinin olmadığı- Borçlunun, teminat amacı ile boş olarak imzalayıp alacaklıya verdiği senedin, alacaklı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulup takibe konulduğu iddiası, İİK 169 kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, anılan itirazın icra mahkemesince İİK. 169/a uyarınca incelenerek sonuçlandırılması gerekeceğinden, HMK.'nun 209. maddesinin uygulanamayacağı, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının da HMK.’nun 209. maddesi kapsamında bir sahtelik iddiası olmadığı-
Takip alacaklısı banka aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek adı geçen banka tarafından ibraz edildiğinden, çek yönünden takip yapan bankanın yetkili hamil olduğu, takibin iptali isteminin reddine karar verileceği-
Davacı, davalı borçlu hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatmış, takibe karşı davalı borçlu icra mahkemesinde borca ve imzaya itirazda bulunmuş, İcra Hukuk Mahkemesi'nce takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği bu davada, İcra Hukuk Mahkemesi'nin bu tedbir kararının itiraz mahiyetinde kabul edilerek itirazın iptali davası açılmasının mümkün görülmeyeceği-
Borçlunun borca yönelik iddiası hangi miktarda kabul ediliyorsa, bu miktara göre alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesinin gerekeceği-
İcra takibinin mükerrer olduğu iddiası borca itiraz niteliğinde olup, ilk takipten açıkça feragat edilmediği sürece yeni bir takibin yapılamayacağı, öte yandan sonraki takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılmış olmasının da sonuca bir etkisinin bulunmadığı-
Çek, keşidecisi borçlu olup sırayla çekin lehtarı şirket ve Banka tarafından ciro edildiğinden, takip yapan alacaklının ibrazdan önce ciro silsilesi içerisinde yer almakla yetkili hamil konumunda olduğu, takip konusu çeki bankaya ibraz edenin kim olduğunun öneminin bulunmadığı, önemli olanın; takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde bulunması olduğu; geriye dönüş cirosu aranmadan alacaklının yetkili hamil olarak takip yapma hakkına sahip olduğu-
Zamanaşımı itirazı esasa ilişkin nedenlerden bulunmadığına göre; alacaklının tazminat ile sorumlu tutulmasının doğru olmadığı-