Borçlu şirketin, çekleri adi ortaklık adına ciro eden kişinin temsil yetkisinin bulunmadığı iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğu ve mutlaka duruşma açılarak incelenmesi gerektiği-
Alacaklının genel mahkemede açtığı dava sonuna kadar, hükmolunan tazminatın tahsilinin tehir olunacağı-
Borca itiraz yönünden tayin edilen duruşma gününde taraflar gelmez veya alacaklı gelip de duruşmayı takip etmeyeceğini bildirir ise, HMK'nun 150. maddesinin uygulanması gerekeceği-
Mahkemece, borçluların borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK’nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nun 169/a-6. maddesine göre; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği, zamanaşımı itirazı esasa ilişkin nedenlerden bulunmadığına göre; alacaklının tazminat ile sorumlu tutulamayacağı-
Takibe ve borçlunun itirazına konu olduğu halde incelemeye gönderilmeyen senetler üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun, takip dayanağı bononun teminat senedi olarak verildiği iddiası İİK.'nun l69. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup bu iddianın kabulü halinde aynı kanunun 169/a-5 maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, borçluların, borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK.nun 169/a-5.maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun itfa itirazına dayanak yaptığı banka dekontunda takip konusu bonolara atıfta bulunulmadığından, dekontun İİK.nun 169/1-a maddesi kapsamında olduğunun kabul edilemeyeceği, mahkemece itfa nedeni ile takibin iptali talebinin reddi gerekeceği-
Mahkemece istemin süre aşımından reddine karar verilmiş olup, bu halde, işin esasına girilmediğinden borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-