Bonoda düzenleme yerinin Bakırköy olması sebebiyle takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatıldığı, açığa bono düzenlenmesi mümkün olmakla senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği, borçlunun borcu olmadığı iddiasını da İİK'nın 169/a maddesinde yazılı olan delillerle ispatlayamadığından ve............... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ................... sayılı dosyasında da borçlu iddialarını destekler delil bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Uyuşmazlık; somut olayda kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borca itirazı kabul edilen borçlu kooperatif lehine kötüniyet tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır..
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe dayanak senedin teminat senedi olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre borca itirazın reddinin gerekip gerekmediği-
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında, senet bedeli mahkemece belirlenen tevdii mahalline ödenmiş ise de ibraz anında takip alacaklısına ödenmediğinden itiraza konu icra takibinin haklı olduğu belirtilmiş ise de; takip tarihinden önce takip alacaklısı tarafından senedin ödenmek üzere borçluya ibraz edilmediği ve takipten önce senedin vadesinin gelmesi ile birlikte vadeden sonra 2 gün içinde Asliye Ticaret Mahkemesince belirlenen tevdii mahalline ödendiği, ............ Asliye Ticaret Mahkemesinin ............. sayılı dosyasında verilen ara karardan anlaşılacağı üzere, tevdii mahalline yatırılan paranın borçluya iadesi talebi reddedilmekle paranın halen tevdii mahallinde bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, tevdii mahalline yapılan ödeme ile borçlunun borçtan kurtulduğunun kabulü gerekeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinin doğru bulunmadığı, hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, alacaklı tarafından vadede ödenmek üzere borçluya ibraz edilmeyen takip konusu senet yönünden, Asliye Ticaret Mahkemesince tayin edilen tevdii mahalline takip tarihinden önce yapılan ödeme dikkate alınarak, takibin iptali gerekeceği-
Uyuşmazlık; somut olayda kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senedin teminat senedi olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre borçluların bu yöndeki isteminin reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır..
Borçlu tarafından süresi içinde yetkiye, borca ve faize itiraz edildiği, çekin keşide yerinde İstanbul yazılı olması sebebiyle takibin yetkili yerde başlatıldığı, borca itiraz konusunda İİK'nın 169/a maddesinde sayılı belgelerle borcun olmadığının ispatlanamadığı, mahkeme dosyasında alınan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre talep edilen faiz miktarı ve oranının yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olduğu, takibe konu düzenleyenin ismi yanında E.ler/ İstanbul yazılı olduğu bu nedenle Bakırköy İcra Müdürlüklerinde takip başlatılmasının yerinde olduğu, takibe dayanak senette teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerh bulunmadığı, bu sebeple borçlunun teminat iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğu ve İİK'nın 169/a maddesinin uygulanması gerektiği, borçlu tarafından senedin teminat senedi olduğuna ilişkin olarak İİK'nın 169/a maddesinde sayılan nitelikte yazılı bir belge sunulmadığı, alacaklı tarafından bu iddianın kabul edilmediği, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı belge ile ispatlanamadığı, ticari senetteki geçersiz imzanın sadece ilgilisi tarafından ileri sürülmesi halinde onun yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracağı, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız imza sahibini bağlayacağı, geçerli imza sahipleri tarafından başkasının imzasının geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin ciro zincirini koparmayacağı, somut olayda muteriz borçlunun keşideci konumunda olup ciranta şirket imzasının geçersizliği iddiası ile senedin kendisi yönünden geçersizliğini ileri süremeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Senedin, teminat amacıyla verildiği ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının ispatı için yazılı bir belge ibraz edilmediği, ödeme belgesinde takip konusu senede atıfta bulunulmadığı, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte avans faizi talep edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ödeme emrinde "takip hesabı" şeklinde bir ibarenin bulunmadığı, dar yetkili icra mahkemesince Cumhuriyet Savcılığına sahtecilik yönünden yapılan şikayetin bekletici mesele yapılamayacağı, takibe konu senette düzenleme yerinin yazılı olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Ödeme emrinde faiz türünün reeskont avans faizi olarak belirtilmiş olduğu, borca itirazın İİK'nın 169/a maddesinde belirtilen belgelerden biriyle ispatlanamamış olduğu ve İlk Derece Mahkemesinin kararında yazılı gerekçelere göre istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine aykırılık bulunmayan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun, İİK'nın 167/2. ve 168/1-1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 58. maddesine aykırılık nedenine dayalı şikayeti yönünden yapılan inceleme sonucunda; somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, takip konusu borcun dayanağı olarak bir adet bono gösterilmiş olup, borçlular adına çıkarılan ödeme emri tebliğ evrakında; "örnek no10 ödeme emri ve dayanak belgeler vardır", "örnek no10 ödeme emri ile bono sureti vardır" şerhinin bulunduğu, buna göre takip dayanağı bononun tasdikli örneğinin ödeme emri ile birlikte borçlulara gönderildiği anlaşılmakla şikayetin yerinde görülmediği, borçlunun, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğuna ilişkin İİK'nın 169. maddesine dayanan borca itirazının incelenmesinde; borçlular tarafından, takip konusu senedin kredi borcunun teminatı olarak verildiğine ve senetten doğan alacağın şarta bağlandığına ilişkin senedin tüm unsurlarına atıf yapan yazılı bir belge sunulmadığı, davacı tarafından senedin teminat olarak düzenlendiği iddiasının takip dayanağı senede açıkça atıf yapan, senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle teminat iddiasına dair itirazın reddi kararının yerinde olduğu-
