«İtfa», «ödeme», «borçlu olunmadığı» gibi «borca itiraz» sebeplerinin, icra mahkemesinde İİK. 169/a-I’de öngörülen biçimde, «yazılı belge» ile isbat edilebileceği—
Kısmi ödeme halinde, BK. mad. 84 hükmünün (şimdi; TBK. mad. 100) icra müdürü tarafından doğrudan doğruya uygulanacağı, bunun için alacaklının takip talebinde ayrıca talepte bulunmuş olmasına gerek bulunmadığı—
Borçlunun, hakimin dilekçeyi havale tarihinde değil, «borca itiraz» başvurusu harçlarını yatırdığı tarihte, borca itirazda bulunmuş sayılacağı—
«Senette tahrifat yapılmış olduğu»na dair iddianın, yöntemince (ve grafoloji uzmanı olan kişiler bilirkişi olarak görevlendirilerek) araştırılması gerekeceği—
Senet üzerinde (arkasında) yer alan «bu senet teminat senedidir» sözcüklerinin tek başına, o senedin teminat senedi olduğunu (sayıldığını) göstermeyeceği, hangi işin teminatı olduğunun senet üzerinde (arkasında) veya ayrı bir belgede (sözleşmede, protokolde) ayrıca açıklanmış olması gerektiği—
Takip alacaklısının genel mahkemede açmış olduğu «alacak davası»nda haklı çıktığı miktar oranında -daha önce icra mahkemesince «borca itiraz» sonucunda hükmedilmiş olan- tazminat tutarından sorumlu olmayacağı—
Senetteki her türlü düzeltme ve çıkıntının borçlu tarafından tasdik (paraf) edilmedikçe HUMK. 298; şimdi, HMK. 207), geçerli olmayacağı—
Rakamla yazılan «alacak miktarında» tahrifat (değişiklik) yapılmış olması halinde, yazı ile yazılan vâde tarihine itibar edilemeyeceği—
Takip konusu senedi, arkasındaki «teminat senedi olduğunu» göster-en kayıtla birlikte açılmış olan hamile karşı da bu hususun ileri sürülebileceği ve takibin bu nedenle iptali gerekeceği—
Takip konusu bononun zamanaşımına uğradığının -borçlunun bu konudaki itirazı üzerine- saptanması halinde, «zamanaşımı nedeniyle takibin iptaline» karar verilmesi gerekeceği- «Zamanaşımına uğramış olan bononun adi senet sayılacağından, on yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğinden bahisle takibin iptaline» karar verilemeyeceği—
